Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/15518 E. 2013/14131 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15518
KARAR NO : 2013/14131
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı Yağmur için 3.000 TL maddi, 20.000 TL manevi, diğer davacılar içinde 1.000’er TL maddi ve 10.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; mahkemenin yetkisizliğine, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Süresinde yetki itirazında bulunan davalı … yönünden yetkisizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, yetki itirazı
bulunmayan diğer davalılar yönünden mahkemenin yetkisinin kesinleştiği gözden kaçılarak bu davalılar yönünden dosyanın tefriki ile işin esasına girilmemesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 22.10.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Davalılardan …’ın sürücüsü, davalı … Sigorta A.Ş’nin ZMS sigortacısı olduğu … plakalı araç ile ZMS sigortası bulunmayan … plakalı motosikletin çarpışması sonucu motosiklette bulunan destek …’nin ölümü üzerine adı geçenin desteğinden yoksun kaldıklarını iddia eden davacılar tarafından davalılar aleyhinde Sarıkamış Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış,
Davalılardan … vekilinin süresinde yetki itirazında bulunması üzerine mahkemece “mahkemenin yetkisizliğine, İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğuna” karar verilmiş,
Kararın yasal sürede davacılar vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum.
Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğünden sonra 05.06.2012 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği; Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin belirtilmiş olması durumunda davaya o yer mahkemesinde bakılacağı” öngörülmüştür.
Yasalarda kesin yetki olduğu anlaşılan hallerde başka yer mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Yetkinin kesin olduğu bazen yasa metninde açıkça ifade edilmekte, bazende maddenin düzenleme şeklinden anlaşılabilmektedir.
HMK 7/1 maddesindeki “… Davaya ancak o yer mahkemesinde bakılır” şeklindeki mutlak ifadeden, yetkinin kesin yetki olduğu sonucu çıkmaktadır.
HMK 7/1 maddesinin hükümet gerekçesinde de (madde 12) öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu vurgulanmıştır.
Ortak yetkili mahkemenin yetkisi, hükmün gerekçesinde de ifade edildiği üzere kesin yetkidir. (Ejder Yılmaz HMK sayfa 120)
Somut uyuşmazlıkta davacıların yerleşim yeri İstanbul, davalılardan Yüksel’in yerleşim yeri Gaziosmanpaşa, diğer davalıların merkezi ise İstanbul olup, davaya konu trafik kazası da Serik-Antalya’da gerçekleşmiştir.
Serik-Antalya Mahkemeleri haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olarak tüm taraflar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkeme olup, yerel mahkemece HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralının kesin olması nedeniyle Serik-Antalya mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.