YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9216
KARAR NO : 2010/3983
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, … İcra Müdürlüğünün … sayılı takip dosyasında, 3.4.2009 tarihinde haczedilen … plakalı aracın, müvekkili tarafından 30.3.2009 tarihinde noter satış sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili satışın muvazaalı olduğunu satışın iptali için ayrıca dava açtıklarını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alacağın tahsil edilmesi nedeniyle aracı üzerindeki haczin icra müdürlüğünce kaldırıldığı, gerekçesiyle dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, alacağın tahsil edilmesi üzerine alacaklının haczin kaldırılmasını talep etmesi nedeniyle dava konusu araç üzerindeki haczin kaldırıldığı ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olmakla beraber, davayı ilk oturuma kadar kabul etmeyen ve dava açıldıktan hemen sonra haczi de kaldırmayarak dava
açılmasına sebebiyet veren davalı alacaklı aleyhine, davacı 3.kişi yararına takip konusu alacak ile hacizli mal değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Keza, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesinde davanın konusuz kalması halinde hükmedilecek ücret hükme bağlanmıştır. Buna göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmeolunur.
Somut olayda, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereği yerine getirildikten sonra davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından ve takip konusu alacağın değeri daha düşük olduğundan bu değer esas alınarak davacı 3.kişi yararına tam nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne varki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün fıkrasının ikinci bendi olarak “A.A.Ü.T.’nin 6. maddesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 4,492.64 TL. nisbi vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine ve hükmün bu şekliye DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 29.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.