Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/8032 E. 2010/8229 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8032
KARAR NO : 2010/8229
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … 2.İcra Müdürlüğünün 2007/827 esas sayılı takip dosyasında, 26.7.2007 tarihinde haczedilen malın borçluya ait olduğunu ileri sürerek, 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, haczin ödeme emri tebliğ edilen adresten başka bir yerde, mal 3.kişinin elinde iken yapıldığı, ispat yükünün davacı alacaklı da olup davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99. maddesine dayalı, 3.kişinin istihak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz 3.kişinin adresinde yapılmıştır. Mülkiyet karinesi 3.kişi yararına olmakla birlikte karinenin aksi her türlü delille ispat edilebilir. Borçlu adına çıkartılan ödeme emri tebligatı borçlunun ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adreste Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre, komşusu…’e haber verilmek suretiyle yapılmıştır. Daha sonra 15.6.2007 tarihinde yapılan hacizde ise …Filitre adına istihkak iddiasında bulunulmuştur.
Dava konusu mahcuzun (… marka kumaş kurutma makinasının) alacaklı tarafından 9.1.2007 tarihli fatura ile borçluya satılan makina olduğunda çekişme yoktur. Davalı 3.kişi anılan makinayı 4.4.2007 tarihli fatura ile borçludan satın alındığını savunmuş ise de herkişi adına düzenlenmesi olanaklı, borcun doğumundan ve hatta takipten sonra düzenlenmiş bulunan fatura ve soyut düzeyde kalan davalı tanıklarının anlatımları mülkiyeti ispata yeterli değildir. Kaldı ki; dosya içeriğinden haciz tarihinde 3.kişinin resmi faaliyet adresinin haciz adresi olmadığı da anlaşılmaktadır. O halde, yasal karinenin aksi davacı alacaklı tarafından ispatlandığının kabulü gerekirken aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.