Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13802 E. 2013/13691 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13802
KARAR NO : 2013/13691
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı …, … Sigorta A.Ş. ve ihbar edilen … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların işleten/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın yaya müvekkiline çarparak yaladığını belirterek çalışma gücü kaybı, tedavi gideri, zorunlu yaptığı ve yapacağı estetik giderler ve bakıcı gideri için fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.000,00.-TL maddi tazminatın davalılardan, 15.000,00.-TL manevi tazminatın davalı …’tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı .erty Sigorta A.Ş. vekili, 6111 sayılı Yasa gereğine tedavi giderlerinden SGK’nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazada tamamen kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü % 100 kusurlu ve davacı …’ın çalışma gücü kaybı olmadığı kabul edilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, davacının yaptırdığı diş tedavisi için 4.400,00.-TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden dava tarihi, davalı … yönünden olay tarihinden, 5.000,00.-TL manevi tazminatın davalı …’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline bakiye tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı …, … Sigorta A.Ş. ve ihbar edilen … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve BK’nın 47. maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu hakkında hüküm kurulmamış olmasına göre, davalı … ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu vekillerinin tüm, davacı vekilinin ve davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK m. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu’nun 46. maddesinde belirtilen “bütün masraflar” deyimi çok geniş kapsamlıdır. Bu giderlere zarara uğrayanın katlanmak zorunda kaldığı bütün giderler dahildir. Bu bakımdan zarara uğrayanın tedavi giderleri yanında, işlerini görememesi nedeniyle tutmak zorunda kaldığı yardımcı ya da hastabakıcı için ödemek zorunda kaldığı giderleri ile yapılması gereken estetik tedavi giderlerini de istenebilir.
Davacı, maddi tazminat kapsamında tedavi gideri, zorunlu yaptığı/yapacağı estetik tedavi giderleri ve bakıcı giderlerine ilişkin zararlarını talep etmiştir. Mahkemece, talep edilen bahse konu zarar kalemleri için herhangi bir araştırma yapılmamış, deliller toplanmamış, bu talepler yönünden yalnızca tedavi giderleri içerisinde değerlendirilebilecek olan davacının diş tedavisine ilişkin sağlık gideri dikkate alınmış, bunun yanında yaralanması nedeni ile yaptığını iddia ettiği tedavi giderleri ile bakıcı gideri ve estetik tedavi giderlerine ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Buna göre davacının yapıldığını iddia ettiği tedavilere ilişkin tedavi evrakları ilgili kurumlardan getirtilerek konusunda uzman tıp doktoru bilirkişiden rapor alınarak davacının celp edilen tedavi evraklarından yaralanmasının şekli ve niteliğine göre yapması muhtemel belgeli veya belgeye bağlanamayan tedavi giderlerinin tespiti, yaralanmasının estetik tedaviyi gerektirip gerektirmediği gerektiriyorsa uygulanacak tedavi hizmetinin ücreti ile yaralanmasına bağlı olarak refakatçiye ihtiyaç duyup duymadığı ve süresi belirlenerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre 818 sayılı BK’nın 42. maddesi gereğince olayın özelliği değerlendirilmek suretiyle bu kalem isteklere ilişkin karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
3-Davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazları;
a-Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”, Yasanın geçici 1. maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte sözkonusu Yasal düzenleme haksız fiil sorumluları (işleten ve sürücü gibi) yönünden her hangi bir ayrıksı düzenleme getirmemiş olduğundan bu kişiler yönünden tedavi giderlerine ilişkin sorumluluk devam edecektir.
Bu bakımdan, öncelikle mahkemece kabul edilen diş tedavisi giderinin ve davacının bunun dışında iddia ettiği ve yukarıda 2 numaralı bentte bozma gerekçesine konu edilen, yapılacak inceleme sonucu belirlenmesi durumunda, tedavi giderleri yönünden 2918 sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden olup olmadığının değerlendirilmesi ile Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olup olmadığının belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri olduğunun tespit edilmesi halinde “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun yasal hasım olacağı dikkate alınarak davaya dahil edilmesi ve bu tedavi gideri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, sözkonusu tedavi giderlerinin yasa kapsamı dışında kalan giderlerden olduğunun değerlendirilmesi halinde ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
b-Kabule göre de, mahkemece, davalı … Sigorta A.Ş. aleyhine kabul edilen miktara göre, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12. maddesi uyarınca belirtilen oranda nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu davalı yönünden vekalet ücretinin fazla belirlenmesi doğru olmayıp, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve ihbar edilen Sosyal Güvenlik Kurumu vekillerinin tüm, davacı vekilinin ve davalı Liberty Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 502,51 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca ihbar olunan SGK’dan harç alınmamasına 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.