YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10781
KARAR NO : 2013/14706
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, 14.000 TL. tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sigortadan haksız kazanç elde etmek amacıyla yapılan düzmece bir kaza olduğunu,kaza ile hasarın uyumsuz olduğunu, aracın ağır hasar görmüş olmasına rağmen sürücünün yaralanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK.nun 1282 nci maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281 nci maddesine göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Ancak sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Dava konusu olayda davalı … kazanın haksız kazanç elde etmek amacıyla yapıldığını iddia ederek iddiasını kazadan sonra sigorta araştırma şirketi tarafından yapılan araştırma raporuna dayandırmıştır. Sigorta araştırma şirketi raporunda kaza nedeniyle aracın ön tarafının ağır hasarlı olduğu,bu hasara göre sürücünün yaralanması gerektiği halde sürücü olduğu belirtilen kişinin yaralanmamış olduğu , aracın gaz pedalı üzerine kriko sıkıştırıldığı ve üzerinin talaş ve bezlerle örtüldüğünü belirtmiş, raporu hazırlayan … tanık olarak dinlenmiş, mahkemece sigorta şirketi adına araştırma yapan kişinin beyanına itibar edilerek davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi davanın tarafı olan sigorta şirketinin isteği üzerine rapor hazırlayan kişinin beyanının da hükme esas alınması doğru değildir.Mahkemece Adana Cumhuriyet Başsavcılığı dosyası da getirilerek tarafların iddia ve delilleri, araç üzerinde yapılan incelemeler, fotoğraflar, tanık beyanları, ekspertiz raporları, gaz pedalı üzerinde bulunan krikonun hangi amaçla konulmuş olabileceği, kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, hasara göre sürücünün yaralanma ihtimali gibi hususlar değerlendirilecek şekilde konusunda uzman İstanbul teknik Üniversitesi otomotiv kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.