YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3408
KARAR NO : 2010/4477
KARAR TARİHİ : 11.05.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Söke İcra Müdürlüğünün 2008/1239 Esas sayılı dosyasından, haczedilen 35 V 3898 plakalı aracı 18.09.2009 tarihinde noterden satın aldığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, satışın mal kaçırma amacı ile yapıldığını ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin ilk kararı, dairemizin 15.06.2009 tarih 2009-2229 Esas ve 2009/4631 Karar sayılı ilamı ile, kısa karar ve gerekçeli kararda birbiriyle çelişen hükümler yer aldığından bahisle bozulmuş, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, davacının aracı trafik kaydına konulan hacizden sonra noterde düzenlenen sözleşme ile satın aldığından davanın kabulüne ancak dava konusu araç borçlu adına kayıtlı olduğundan alacaklının aracın trafik kaydı üzerine haciz konulmasında kusuru bulunmadığından yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve yargılama giderinden sorumlu olmamaları gerektiğinden bahisle davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacı 3.kişi vekilinin temyizine gelince;
2010/3408-4477
Davanın kabulü halinde kural olarak yargılama gideri davalıya yükletilmelidir. Ancak bu kuralın istisnası HMUK’nun 94/2.fıkrasında düzenlenmiş olup buna göre davalı hal ve vaziyeti ile davanın açılmasına sebebiyet vermemiş ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması ve belirtilen bu iki koşulun bir arada bulunması gerekir.
Somut olayda, davalı alacaklı davayı ilk oturumda kabul etmemiş bulunduğundan anılan madde koşullarının gerçekleştiğinden söz edilemez.
Bu durumda, mahkemece alacaklının HUMK”nun 94. maddesi gereğince yargılama gideriyle sorumlu tutulması gerekirken, aksi düşüncelerle davacı 3.kişi aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün fıkrasının 3.4. ve 5.bendinin tümünün silinerek yerine 3.bent olarak” alınması gereken 404.83 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 191.83.-TL’nin davalı alacaklıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” 4.bent olarak” Davacı tarafından yapılan 244.00.-TL yargımla giderinin davacı alacaklıdan alınarak davacı 3.kişiye verilmesine.”5.bent olarak” Davacı 3.kişi yararına 899.64.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı 3.kişiye verilmesine ”ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 140. maddesi gereğince Halk Bankası harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.