YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13586
KARAR NO : 2013/14109
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Küçükçekmece 4.İcra Müdürlüğünün 2010/8744 sayılı takip dosyasından, 12.09.2010 tarihinde borçlu adresinde yapılan haciz sırasında davalı 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK’nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişini istihkak iddiasının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haczin yapıldığı fabrikayı dava dışı … Ldt. Şirketinden satın alındığını ve ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığını, borçlu ve 3.kişi şirketin adreslerinin farklı olduğunu, alacaklının borçlu Yusuf Ziya Özdemirle birlikte hareket ettiklerini ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlulardan … Gıda Ltd.Şti vekili, haciz adresinin ve malların borçluya ait olmadığını, borçlunun 29.07.2010 tarihinde adresten taşındığını, davacı ve diğer borçluların birlikte hareket ettiklerini ve şirketi zarara uğratmaya çalıştıklarını belirtmiştir.
Diğer borçlular, duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemece, borçlu şirketin takibe konu bonoda ve takip talebinde yer alan adresinin haciz adresi olmadığı, haciz adresinin 3.kişi şirketin ticaret sicil adresi olduğu, borçlu şirket yetkilisinin mahalde hazır olmadığı ve haciz adresinin borçluya ait olduğu yolunda yeterli kanıt bulunmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık alacaklının İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz takip dayanağı 30.06.2010 tarihinde düzenlenen bonoda yer alan borçlu şube adresinde gerçekleşmiştir. Haciz sırasında borçlu adına bir çok belgenin mahalde bulunduğu belirtilmiştir. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayı ile alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklıya dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine nedin olmaz. Karine aksinin 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosyadaki belgelerden, davalı borçlu şirketin önceden haciz adresinde faaliyette iken borcun doğumundan sonra 13.07.2010 tarihinde 3.kişinin faaliyete başladığı, haciz sırasında hazır bulunan … tarafından işyerinin borçludan devir aldığı yönündeki beyanları karşısında işyerinin borcun doğumundan sonra 3.kişiye devredildiği anlaşılmaktadır. İşyeri devrinin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi 6098 sayılı Borçlar Kanunun 202.maddesi gereğince de işyerini devir alan kişinin, devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından, devrin alacaklının haklarını etkilemeyeceği açıktır.
Yargılama boyunca, alacağın gerçek bir alacak olmadığı konusunda iddialarda bulunulmuş ise de, bu iddiayı doğrulayacak somut bir delil veya lehe karar ibraz edilmemiş takip konusu alacak iptal edilmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, davacı alacaklının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.