Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3815 E. 2013/9854 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3815
KARAR NO : 2013/9854
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı, yol yapım çalışması esnasında yoldan geçerken kendisine ait aracın üzerine taşların düşmesi nedeniyle aracının hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını, hasar nedeniyle poliçenin hasarsızlık indiriminden yararlanamayacağını, kaza nedeniyle korku ve üzüntü yaşadığını belirterek ıslahla artırılmış haliyle 7.000 TL değer kaybı ve 500 TL hasarsızlık indiriminden faydalanamamaktan kaynaklanan maddi tazminat ile 1.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte yol yapım işini yapan yüklenici firmadan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamanın devamı sırasında hasarsızlık indirimine ilişkin maddi tazminat talebinden vazgeçmiştir.
Davalı vekili, yol yapım çalışması ile hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, hasarın heyelandan kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, 7.000 TL değer kaybı ile 1.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tahsiline, hasarsızlık indirimine ilişkin talebin vazgeçme sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından kaza yerinde yol çalışması olduğu ve yolun ulaşıma kapatılmış olduğu, davalı şirket görevlisinin davacının yanına gelerek çalışmanın bitmek üzere olduğunu söylediği ve işçilere yolun açılmasını anons ettiği, davacının şirket görevlisini takip ederek yoldan geçmekte iken yamaçtan kopan taş parçalarının aracının üstüne geldiği ve aracın hasarlandığı anlaşılmaktadır. Davacı ulaşıma kapalı olan yoldan kendi rızası ile geçmiş olup yol çalışması olan yerde bu türden bir hasarın meydana gelebilme ihtimalini göze alarak zararın meydana gelmesine kendi müterafik kusuru ile katkıda bulunmuştur. 6918 s. Türk Borçlar Kanununun 52. maddesinde (818 s.BK madde 44) “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” hükmü getirilmiştir. Dava konusu olayda davacının hasarın meydana gelmesine kendi rızası ile sebep olduğu anlaşıldığından mahkemece bu husus değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalının %100 kusuruna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Hasar nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için galericiden rapor alınarak tazminata hükmedilmişse de alınan rapor yetersiz olup hükme esas alınamaz. Mahkemece aracın hasar dosyası istenerek hasar gören parçaların değerlendirilmesi, aracın hasarsız haldeki rayiç değeri ile kazadan sonraki rayiç değeri belirlenerek aracın kaza nedeniyle uğradığı değer kaybının tespit edilmesi için uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.