Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/10586 E. 2010/5712 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10586
KARAR NO : 2010/5712
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, … 1.İcra Müdürlüğünün 2004/8679 Esas sayılı dosyasından, davalı borçlu aleyhine yapılan takip nedeniyle, … 1.İcra Müdürlüğünün 2004/590 Talimat sayılı dosyası üzerinden, müvekkiline ait işyerinde haciz işlemi yapıldığını, işyeri ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı (alacaklı) vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 01.2.2007 gün ve 2006/15555 Esas,2007/1181 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınır malların borç kaynağı rehin açığı belgesinde belirtilen borçluya ait adreste haczedildiği, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle kanıtlanması gerektiği, haciz sırasında davacı 3. kişi yetkilisinin işyerini borçludan
devraldıklarını açıkça beyan ettiği, haciz mahallinde borçluya ait bir çok belgenin bulunduğu ve borçlu ile 3.Kişi şirketin ortakları arasında akrabalık ilişkisinin mevcut olduğu, bu durumun üstü örtülü, danışıklı bir işyeri devri niteliğinde olup, İİK’nun 44 ve B.K. 179. maddelerinde öngörülen koşulların yerine getirildiğinin de iddia ve ispat edilemediği, borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ilişkin dosyada hiçbir kanıt olmadığı, bu durumda, devirin alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi, devralan davacının da B.K’nun 179.maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişi’den alınmasına 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.