YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2510
KARAR NO : 2011/10874
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait, müvekkili şirkete trafik sigortalı aracın, sürücü belgesiz … tarafından kullanılırken meydana gelen kaza sonucu hasarlanan karşı araç kasko sigortacısına 10.000.00 TL ödediklerini belirterek, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c. maddesi uyarınca, bu meblağın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, araç, ehliyetnâmeli ve alkolsüz sürücü … tarafından kullanılırken kazanın meydana geldiğini, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, rücu şartlarının oluşmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı araç, alkollü ve ehliyetsiz sürücü …’in kullanımında iken kazanın meydana geldiği, davacının, davalı sigortalısına rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, 10.000.00 TL’nın, 25.09.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
BK.’nun 53. maddesinde; “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkâmıyla bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.” hükmü yer almaktadır. Hukuk hakimi, kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değildir. Ancak, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlıdır.
Somut olayda, Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2008/364 Esas ve 2009/272 Karar sayılı, sanık … hakkında alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, kaza sırasında aracı kullananın … değil, … olduğu kabul edilerek, sanığın beraatına karar verilmiştir.
O halde mahkemece, sürücünün kimliğine ilişkin, kesinleşen ceza mahkemesince yapılan bu tespitin hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, kaza sırasında sigortalı aracın dava dışı … tarafından kullandığı kabul edilip, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.