YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1327
KARAR NO : 2010/7029
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların malik ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 16.842.00 TL’ndan, ıslah ile arttırılmış toplam 8.631.50 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise, davalı … hakkındaki davayı … terk ettiklerini bildirmiştir.
Davalı şirket vekili, kusur oranını, faizi ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, ayrıca müvekkili şirket aracının davacıya ihtiyari mali sorumluluk sigortalı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davalı … hakkındaki davanın HUMK.’nun 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına; davalı şirket aleyhindeki davanın kısmen kabulü ile, 7.842.00 TL’nın, 24.12.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün %50 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek, sigortalıya ödenen 16.842.00 TL’nın, davalının kusur oranına isabet eden 8.421.00 TL’ndan, 4.000.00 TL trafik sigortası ödemesinin mahsubu ile kalan 4.421.00 TL’nın tahsilini talep etmiştir. Dava dilekçesinde, kusur oranı yönünden fazlaya ilişkin haklarını açıkça saklı tutmadığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, %50 kusur oranına isabet eden hasar tutarından ZMSS ve İMSS ödemeleri mahsup edildikten sonra kalan miktarın davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, HUMK.nun 74.maddesine aykırı olarak ve talep aşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Kabule göre de;
a) Kaza tespit tutanağında, sürücülerin 4/8’er oranında kusurlu oldukları belirlenmiştir. Mahkemece alınan 23.01.2008 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü %75, davacı sürücü ise, %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Raporunda ise, davalı sürücü tam kusurlu, davacı sürücü ise kusursuz olduğu ifade edilmiş, bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Raporlar arasında kusur yönünden çelişki giderilmeden hüküm kurulması isabetli değildir.
O halde mahkemece, İTÜ veya Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan dosya kapsamı ve diğer deliller tartışılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir.
b)Davacı vekili ıslah dilekçesinde, 23.01.2008 tarihli bilirkişi raporundaki %75 kusur oranı üzerinden hesaplanan 12.631.50 TL hasar tutarından, 4.000,00-TL trafik sigortası ödemesini indirerek 8.631.50 TL’nın tahsilini talep etmiştir. Mahkemece, HUMK’nın 74.maddesine aykırı olarak ve talep aşılmak suretiyle tam kusura göre, 16.842,00-TL miktardan ZMSS ve İMSS tarafından ödenen miktarlar mahsup edilip, kalan tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3)- a,b nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı şirkete geri verilmesine 20.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.