YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8859
KARAR NO : 2013/10129
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın emaneten kullanmak için davalı …’a verildiğini, diğer davalı … yönetiminde iken tek taraflı kazada hasarlandığını, davalının sürücünün … ve alkollü olduğundan bahisle hasarı karşılamadığını, … tarafından idare mahkemesine açılan davada hakkında verilen para cezası ve ehliyetin geri alınması işleminin iptaline karar verildiğini, hazırlık soruşturmasında sürücünün … olduğu kabul edilerek hakkında şikayet olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, aracın pert olduğunu, poliçe özel şartlarında eskisi yerine yenisi klozu bulunduğunu, buna göre 30.000 TL sigorta bedelinin sigortacıdan kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile diğer davalılardan yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, yetki, işbölümü, zamanaşımı itirazında bulunmuş, araçta rehin olduğunu davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, eskisi yerine yenisi klozunun şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 26.250 TL’nin dava dışı Akbank Türk AŞ’nin tazminat bedeli üzerinden daimi mürtehin … saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davacıya ait araç üzerindeki rehnin ve haczin kaldırılmış olmasına, eskisi yerine yenisi klozunun şartlarının oluşmamasına, mahkemenin davada görevli olmasına, davacı vekilinin davalılardan …’i Ordu İdare Mahkemesi’nin 2007/412-1379 sayılı dosyasında vekil olarak temsil etmesinin menfaat çatışması teşkil etmemesine, kaldı ki o davada güvenlik görevlilerince …’ın … olduğundan bahisle verilen idari para cezası ile ehliyetinin geri alınması kararlarının iptalinin istenmesine, sürücünün … değil, … olduğunun ileri sürülmesine göre davacı vekili ile davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarını reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı … aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1 maddesine göre, sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasar, davalı … şirketine 27.6.2007 tarihinde bildirilmiş, sigorta eksperi tarafından aynı gün rapor düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur. Ekspertiz tarafından gerçek zararın tespitinden sonra davalı … şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlülüğünün kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenme tarihinden (27.6.2007) itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davalı … yönünden faiz başlangıcına kaza tarihinin (9.4.2007) esas alınması doğru değil bozma sebebi olduğu gibi; davacı ile davalı … arasındaki ilişkinin TTK’da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına, bu türlü sözleşmelerin TTK’nun 3 ve 4.maddeleri hükümleri gereğince mutlak ticari işlerden olmasına, davacı vekilinin dava dilekçesinde zararının davalı sigortacıdan ticari faiziyle tahsilini talep etmesine göre, davalı … yönünden alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın yenilenmesini gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca, hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekili ile davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “açılan davanın kısmen kabulü ile, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç bedeli olan 26.250,00 TL’nin dava dışı Akbank Türk Anonim Şirketinin tazminat bedeli üzerinden dain mürtehin … saklı kalmak kaydıyla” ibarelerinden sonra gelen “kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve yerine “davalı … AŞ’den 27.6.2007 temürrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile diğer davalılar … ve …’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasına yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … AŞ’ye geri verilmesine 27.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.