Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2556 E. 2011/4012 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2556
KARAR NO : 2011/4012
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Kadıköy 6.İcra Müdürlüğünün 2008/18302 Esas sayılı takip dosyasında müvekkiline ait inşaatın şantiyesinde haczedilen 107 kutu parkenin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek parkeler üzerindeki haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili dava konusu 19.6.2009 tarihli hacizden önce de aynı adreste borçlunun da hazır bulunduğu sırada iki haciz işlemi daha yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, prosedür gereği icra hukuk mahkemesince takibin devamına dair verilen 6.7.2009 tarihli karardan sonra, davacının 20.7.2009 tarihinde icra memurunun muamelesini şikayet ettiği bu tarihte takibin devamına ilişkin kararı öğrendiği ve davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davalı alacaklı tarafından borçlu şirket aleyhine girişilen icra takibi sırasında, borçlu şirkete ait olduğu iddia edilen inşaatın şantiyesinde 19.6.2009 günü borçlu şirket temsilcilerinin bulunmadığı sırada 107 kutu parke haczedilip muhafaza altına alınmış ve haciz uygulandığına dair not bırakılmıştır.
Davacı 3.kişi vekili aracılığıyla icra müdürlüğüne verdiği 26.6.2009 tarihli dilekçe ile haciz yapılan şantiyenin ve mahcuzların kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuş, İİK.nun 97 maddesinin 1.fıkrası hükmü uyarınca prosedür işletilerek icra hukuk mahkemesine gönderilen dosyada, mahkemenin 3.kişiye tebliğinden itibaren 7 gün içinde dava açması için süre veren takibin devamına ilişkin 6.7.2009 tarihli kararı 3.kişiye tebliğ edilmemiştir. Kaldı ki, mahkemece 3.kişinin bu kararı icra memurunun muamelesini şikayet için 20.7.2009 tarihinde açılan davada öğrendiği kabul edilmiş ise de 3.kişinin tetkik merciinin takibin devamına ilişkin kararını öğrendiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. O halde, 3.kişinin süresinde istihkak iddiasında bulunduğu ve davanın da süresinde açıldığı kabul edilerek tarafların dava ile ilgili delilleri toplanmak suretiyle oluşacak sonuca göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişinin vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.