Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1515 E. 2011/1307 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1515
KARAR NO : 2011/1307
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Adana 9. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4881 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 01.10.2009‘da haciz konulan 01 KJ 773 plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 04.06.2009’da satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının hacizden haberdar olduğu tarihin belirlenerek yasal süresi içinde istihkak iddiasında bulunulup bulunulmadığının araştırılması gerektiğini, kredi borcunun kat edilmesinden kısa bir süre sonra aracın satıldığını, bu durumun alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik işlem niteliğinde bulunduğunu, satış bedelinin ödendiğinin kanıtlanamadığını, haczin trafik kaydına göre konulduğunu, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olmamaları gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile masraf ve vekalet ücreti yönünden de davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda, dava konusu araç 25.07.2009’da… isimli dava ve takip dışı şahsın zilyetliğinde yakalanmıştır. Üçüncü kişi davayı icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadan, bu tarihten yaklaşık 2,5 ay kadar sonra, 10.1.2009’da açmıştır. Bu durumda öncelikle, davanın süresinde olup olmadığının, bu bağlamda…’nin borçlu ve üçüncü kişi şirketlerle bağının araştırılması gerekir.
Davanın süresinde olduğu belirleniyorsa, işin esasına girilerek borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ilk kuruluşundan itibaren tüm ticaret sicil kayıtlarının getirtilmesi, mahcuzun borçlu şirketin mal varlığı içinde tek araç olup olmadığına bakılması, satın bedelinin düşük olması ve aynı iş kolunda faaliyet gostermeleri de dikkate alınarak toplanan tüm delillere göre muvazaanın bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davanın açılmasına neden olan tarafa yükletilmesi gerekir.
Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ile davalı alacaklıya geri verilmesine 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.