Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3583 E. 2010/7071 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3583
KARAR NO : 2010/7071
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 20.981,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 932,75 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca kasko sigortacısı tarafından ödenen tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık kusur durumunun belirlenmesi noktasındadır. Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uymadığı belirtilerek asli kusurlu kabul edilmiştir. Mahkemece, kaza mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda ise, geçiş önceliğinin davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçta olamsı nedeniyle, sigortalı aracın asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kaza, tutanakta ve bilirkişi raporunda aynı olgularla açıklanmış ancak sonuç olarak, birbiri ile çelişik kusur oranları belirlenmiştir. Dosya kapsamında yer alan kaza
yeri fotoğraflarından da, kaza yerinin özel yapısı, trafik işaretleri değerlendirildiğinde, İTÜ ya da Karayolları Genel Müdürlüğü’nde trafik alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, bilirkişi raporuna yapılan itirazların da değerlendirildiği ayrıntılı bir rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.