YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3214
KARAR NO : 2010/5761
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 1.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 5.000’er TL manevi tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 49.952,79 TL, Olgun için 4.689,05 TL, … için 1.867,97 TL ve Umut için 281,87 TL TL ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 49.952,79 TL, Olgun için 4.689,05 TL, … için 1.867,97 TL ve Umut için 281,87 TL maddi tazminattan her bir davacı için 1.000 er TL lik kısmına dava tarihinden itibaren, geriye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 4.5.2009 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, Davacılar için ayrı ayrı 3.000’er TL manevi tazminatın davalı … dışındaki diğer davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, davalı … şirketine yönelik manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B.2 maddesinin 5.fıkrası uyarınca, Sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder. Davalı … şirketinin hükmedilen avukatlık ücreti, harç ve masraflardan sorumlu tutulmaması doğru görülmemiştir.
3- Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacılar vekili dava dilekçesi ile başlangıç tarihini belirtmeden faiz talebinde bulunmuştur. Bu itibarla, mahkemece davalı … şirketinin ıslah edilen bölüm bakımından da dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek, ıslah edilen miktar bakımından da dava tarihiden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, sigorta şirketi yönünden ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 21.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.