YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9506
KARAR NO : 2010/10501
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın, gerekli teknik koşullara uygun olmayan karayolunda davalı …’ın malik olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, sigortalıya ödenen 12.359,82 TL’nin 05.05.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, yargı yolu itirazında bulunup, kusur ve hasar oranını kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalı … yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 8.033,88 TL ‘nin 18.06.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Davalı … yönünden davaya bakmak İdare Mahkemesinin görevine girdiğinden bu davalı yönünden yargı yolu itibarıyla mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı …, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için teselsül hükümlerine dayanarak da-
2009/9506
2010/10501
valılara karşı dava açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı … sürücüsünün % 15, davalı sürücü …’ın %65, Karayolları Genel Müdürlüğünün ise %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 2918 sayılı KTK’nun 88. maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsilen sorumlu tutulacağı, BK’nun 142. maddesinde ise, alacaklıya müteselsil borçlulardan tamamına veya birine dava açma hakkı tanınmıştır.
Bu durumda mahkemece, müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalı …’ın %65 kusur oranı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün %20 kusuruna isabet eden kısmından da ödemede tekerrür olmamak kaydıyla müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden sadece kendi kusur oranına isabet eden kısımdan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.