Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/9394 E. 2010/10625 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9394
KARAR NO : 2010/10625
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

İhtiyati hacze itiraz eden … ile ihtiyati haciz isteyen alacaklı Güvence Hesabı arasında, Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 30.09.2009 gün ve 2009/45 esas ve 2009/29 sayılı karar sayılı hükmünün, Daire’nin 06.04.2010 gün ve 2009/10886 esas, 2010/3189 sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup, süresi içinde itiraz eden … vekilince kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
1) Mahkemenin gerekçeli kararı, davalı vekiline 22.10.2010 günü tebliğ edilmiş olup, karar aynı vekil tarafından 04.11.2010 tarihinde temyiz defterine kaydedilen dilekçe ile temyiz edilmiştir. Buna göre temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, Dairemiz’in 06.04.2010 gün ve 2009/10886 Esas, 2010/3189 Karar sayılı temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2) İtiraz eden vekili, dava dışı … Ltd.Şti.nin aldığı içme suyu ve inşaatı ihalesinin yapımı sırasında meydana gelen trafik kazasında yaralanan üçüncü kişiye ödenen tazminatın rücuen tahsili için aldırılan ihtiyati haciz kararı ile müvekkilinin kişisel hesapları üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, bu kararın haksız olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının itirazen iptalini talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, itiraz edenin aracın işleteni olduğunu, sürücü olma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle zarardan sorumlu olduğunu ve itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucu, ileri sürülen itiraz nedenlerinin İİK.’nın 265. maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı, bu aşamada dinlenemeyeceği, açılacak bir davada ileri sürülebileceği gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiş; karar, itiraz eden vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihtiyati haciz kararına yapılan itiraza ilişkindir.
2010/9394
2010/10625
İİK’nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257/1nci maddesinde,rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında da vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda ihtiyati haciz isteminde bulunan Güvence Hesabı’nın haksız eylemden doğan yasal sorumluluk nedeniyle ödediği tazminatı rücuen sorumlularından tahsilini istemekte olup, bu alacağa ilişkin olarak ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur. Buna göre alacaklının ihtiyati haciz istemi, vadesi gelmiş, bir başka anlatımla muaccel olmuş veya vadesi henüz gelmemiş bir para borcuna dayanmayıp, dava dışı üçüncü kişilerin sebebiyet verdiği eylemden kaynaklandığı iddia edilen zarara ilişkin bulunmaktadır. Bu itibarla, İİK’nun anılan maddesindeki ihtiyati haciz isteminde bulunabilmek için aranan koşullar somut olayda gerçekleşmemiştir.
O halde, mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın muteriz yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemiz’in temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin ilamının kaldırılmasına, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın itiraz eden yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.