Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/10014 E. 2011/9769 K. 25.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10014
KARAR NO : 2011/9769
KARAR TARİHİ : 25.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarparak yaralanmasına neden olduğunu , belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL. maddi,5.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş,ıslah dilekçesi ile 8660 TL. sürekli işgöremezlik,300 TL. masraflar,100 TL. geçici işgöremezlik, 200 TL. gelir kaybı bedelinin davalılardan tahsili için ıslah etmiştir.
Davalı … şirketi vekili ve diğer davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile; 67,63 TL. tedavi gideri ile 8.660 TL. sürekli işgöremezlik zararının davalılardan tahsiline, 5.000 TL. manevi tazminatın davalılar … ve …’dan tahsiline, sigorta şirketi yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve

tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … şirketi vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Hükme esas alınan ATK raporunda davacının iyileşme süresince %100 oranında malul sayılacağı ve 4.5 ayda iyileşeceği belirlenmiştir. Bu süre içinde davacının başkasının bakım ve yardımına muhtaç olduğu ailesi tarafından bakıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde maddi zarara dahil bulunan bakıcı ücretinin Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca uygun oranda indirim yapılması gerektiği de gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bakıcı gideri talebinin reddi doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesini açıkladığı 23.3.2010 tarihli dilekçesinde tedavi giderleri, davacının okula gidebilmek için yaptığı giderleri de talep etmiştir. Davacı iyileşme süresinde tedavisi için yaptığı belgelenebilen ve belgelenemeyen yol, konaklama,beslenme gibi giderleri isteyebilir.
Belgelenemeyen tedavi giderlerinin belirlenebilmesi için bu konuda uzman doktor bilirkişiden rapor alınabileceği gibi hakim Borçlar Yasası’nın 42. maddesi gereğince kendisi de bu tür mutad giderleri takdir edebilir. Aynı şekilde davacı yaralanması nedeniyle okula gidiş geliş masraflarını da isteyebileceğinden bu giderlerle ilgili talep dikkate alınmadan karar verilmiş olması da doğru değildir.
4-Mahkemece davacının talep ettiği maddi tazminat kısmen kabul,kısmen reddine karar verildiğine göre red nedeni aynı olan davalılar hakkında tek vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekirken yazılı şekilde davalılar için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının

kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 359,02 TL kalan harcın temyiz eden davalı … şirketinden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.