YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10397
KARAR NO : 2011/9775
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … ve … için 2.000’er TL destek, 20.000’er TL manevi, 500 TL defin, davacı … için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile destek tazminatı talebini bilirkişi raporu doğrultusunda davacı … için 5.693 TL, Melike için 2.574,09 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 5.693 TL destek, 5.000 TL manevi, Melike için 2.574,09 TL destek, 5.000 TL manevi, 250 TL defin gideri, davacı … için 3.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan ve poliçe limiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve
nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin tüm itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı sigorta şirketinin temyizine gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
A)Maddi tazminat isteminde bulunan davacılar … ve … arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, adı geçen davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle her bir davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar … ve …’a yönelik davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
B)Davacılardan …’ın ise maddi tazminat talebinin bulunmamasına rağmen, adı geçen davacı lehine maddi tazminat davası için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nun 370/2 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, 2/A nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı sigorta şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2/B bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin davacı …’a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 nolu bendin de yer alan “Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden her bir davacı ve her bir davacı lehine hüküm olunan maddi tazminatlar üzerinden ayrı ayrı hesaplanmak üzere 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine” ibaresinin sonuna (davalı allianz Sigorta AŞ’nin sorumluluu 2.000,00 TL maktu vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere) tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Allianz Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.