Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2649 E. 2010/6968 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2649
KARAR NO : 2010/6968
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (Alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (Alacaklı) vekili, Antalya 5.İcra Müdürlüğünün 2009/15472 Esas sayılı dosyasından, davalı (borçlu) aleyhine yapılan takipte uygulanan haciz sırasında, davalı 3.kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunulduğunu, oysa; müvekkilinin davalı şirkete sunmuş olduğu mal ve hizmetlerin karşılığını tahsil edememesi nedeniyle, alacağını temin için aynı zamanda davalı şirketin yetkilisi de olan davalı …’ten üç adet şahsi çek aldığını, davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu belirterek, ileri sürülen istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar (borçlu ve 3.kişi) vekili, takip konusu çeklerin müvekkili olan davalı/borçlu Muhammet adına olduğunu, borcun müvekkili şirket ile ilgisinin bulunmadığını, Muhammet’in davalı şirketin sadece yetkilisi olduğunu, şirket yetkilisi ve ortaklarının şahsi borçlarından dolayı şirkette haciz yapılamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davalı takip borçlusu Muhammet’in istihkak iddiasında bulunan davalı/3.kişi şirketin yetkilisi olduğu sabit ise de; şirkette yetkili-müdür sıfatı ile yer alan davalı/borçlunun borcu nedeniyle ve sırf akrabalık ilişkisi öne sürülerek davalı şirketin mallarına haciz konulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK,nun 99. Maddesi gereğince açılmış istihkak iddiasının reddi davasıdır.
Davacı vekili müvekkili şirketin PVC cam ve pencere işi yaptığını, davalı şirkete 2007 yılındaki ticari ilişki nedeni ile mal ve hizmet verdiğini, alacağını tahsil edemediğini ve şirket yetkilisinin takip konusu çekler verdiğini beyan etmiştir. Fotokopisi ibraz edilen faturalara göre 29.8.2007-29.12.2007-30.6.2008-22.9.2208-31.3.2008-27.9.2008 tarihlerinde davalı şirkete mal satımı yapılmıştır. Davacı alacaklı dilkçesinde tarafların ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmıştır. TTK.nun 66. Maddesi gereğince her tacir (hükmi şahıs ve hakiki şahıs) ticari şirketleriyle ilgili ticari defterleri tutmak ve saklamak zorundadır. TTK.nun 79.maddesine göre mükellefin istendiğinde bu defterleri ibraz etme görevide vardır. TTK.82 maddesine göre tacirler arasında ticari defterler kati delil olarak kabul edilebilirler.
Bu durumda mahkemece davacı alacaklının 3.ci şahıs şirkete mal sattığı, alacağını tahsil edemeyip bakiye alacağının kaldığı ve şirket yetkilisi Muhammet’in de takip konusu çekleri bu alacağın teminatı olarak verdiği, davalı tarafından bu iddiaya karşı çıkmaları karşısında borçlu Muhamet’in tacir olup olmadığı araştırılarak diğer tacir olan davacı ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ibrazı istenerek hukuki ilişki incelenmeli, özellikle davacı ile davalı borçlu Muhammet arasındaki ticari ilişkinin neye dayandığı araştırılmalı, bu konuda denetime elverişli olacak şekilde konusunda uzman bir bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, hükmün davacı (Alacaklı) yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı (Alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı (Alacaklı) yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya (Alacaklı) geri verilmesine 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.