Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1816 E. 2011/9468 K. 18.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1816
KARAR NO : 2011/9468
KARAR TARİHİ : 18.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş, davalı Anmet Yetkin vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.10.2011 Salı günü davacılar vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacı …’nın yaralandığını, aracının da hasarlandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı … için 34.920,25 TL daimi iş göremezlik, 600 TL tedavi gideri, 2.000 TL araç hasar bedeli ve 12.000 TL manevi tazminatın, diğer davacılar ise yaralanan Mustafa’nın eşi ve çocuğu oldukları için 4.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … şirketi sadece maddi tazminattan ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizden sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacı … için 36.077,05 TL maddi tazminatın (34.920,25 TL daimi iş göremezlik, 256 TL tedavi gideri, 900,80 TL motorsiklet hasarı) davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (davalı … dava tarihinden itibaren
işleyecek avans faizinden limit ile sorumlu olarak) tahsiline, davacı … için 4.000 TL, Yasemin için 2.000 TL, Yeldanur için 1.000 TL manevi tazminatın davalı …’ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … şirketi vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı … şirketi vekili ile davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araç ticari nitelikte olmadığından bu davalı yönünden uygulanabilecek faiz oranı yasal faizdir. Bu nedenle mahkemece, hükmedilen tazminata davalı … şirketi yönünden avans faizi işletilmesine karar verilmesi doğru değildir.
3-Ceza mahkemesinde alınan 5.2.2008 tarihli raporda, davalı sürücü Ahmet’in %60, davacı sürücünün %40 oranında, mahkemece alınan 1.3.2007 tarihli bilirkişi raporunda ise, davalı sürücünün %80, davacı sürücünün %20 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, ceza dosyası getirtildikten sonra, tarafların itirazları da dikkate alınarak kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek kusur uzmanı bilirkişi kurulundan kusur dağılımı konusunda gerekçeli, ayrıntı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekir.
4-Kastamonu Belediye Başkanlığının 4.4.2007 tarihli yazısı ile, davacı …’nın belediyede 4857 sayılı yasaya tabi olarak belirli süreli iş aktiyle işçi olarak çalıştığı, maaşının 1.064 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, yaptırılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında ise, davacı …’nın belediyede mevsimlik işçi olduğu, maaşının 1.100 TL olduğu ve başkaca gelirinin bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının trafik kazasında yaralanması sonucu gerçek maluliyet zararı miktarı hesaplanırken düzenli ve sürekli gelirlerinin esas alınması gerekir. Davacının belirli süreli iş akdiyle (mevsimlik) çalışıyor olmasına rağmen tüm yıl çalışıyormuş gibi kabul edilmesi ve ayrıca davacı tanıklarının beyanları ile yetinilerek davacı …’nın ek iş olarak düğünlerde müzisyenlik yaptığı kabul edilerek asgari ücretin 5.29 katı olan aylık toplam 2.014 TL üzerinden maluliyet zararı hesaplanması isabetli değildir. Davacıya ek iş yapıp gelir elde ettiğine dair delilleri sunması için uygun süre tanınarak toplanan delillerin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2,3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.