YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6084
KARAR NO : 2012/7565
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. kişi, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/2240 Takip, Milas İcra Müdürlügünün 2008/646 Talimat sayılı dosyasından 12.12.2009 tarihinde haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun tebligat adresinde yapıldığını, borçlu ile davacı arasındaki işyeri devrinin muvazaalı olduğunu belirterek davanın B.K. 179. madde gereğince reddi ile %15 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, dinlenen tanık beyanı, sunulan faturalar ve vergi kayıtlarından davacı 3. kişinin adresinde haczedilen malların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
İİK’nun 96 maddesi;” borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehinli olarak gösterdiği veya 3.kişi tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi, aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya 3 günlük mühlet verir.Sükutları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar “hükmünü içermektedir.
Somut olayda, icra dosyası kapsamından davacı 3.kişi …’in 12.12.2009 tarihli hacizle ilgili 18.12.2009 tarihli dilekçe ile istihkak iddiasında bulunarak ilgili belgeleri sunduğu,İcra Müdürlüğünün 26.1.2010 tarihli yazısı ile 3.kişinin istihkak iddiasının davalı alacaklı vekiline istihkak davası açıldıktan sonra 26.1.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı alacaklı vekili tarafından davacı 3.kişinin istihkak iddiasına üç gün içinde itiraz edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yukarıdaki yasal düzenleme gereğince davacı 3.kişinin istihkak iddiası davalı alacaklı tarafından kabul edildiğinden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki haklılık duurumuna göre yargılama giderlerine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de, dava konusu 12.12.2009 tarihli haciz borçlunun sözleşme, tebligat ve 31.5.2008 tarihinde huzurunda yapılan haciz adresinde yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, davacı 3.kişinin karine aksinin ispatı bakımından sunduğu vergi kaydı, kira sözleşmesi ve faturaların borçtan sonra düzenlenmiş olması nedeniyle kesin ve güçlü delil olarak kabülünün mümkün olmadığı, davacının borçlu ile aynı işi yapmasi da gözönüne alındığında borcun doğumundan sonra borçlu ile davacı arasında yapılan işyeri devrinin iyiniyetli alacaklılara karşı hüküm ifade etmiyeceği, İşyeri devrinin biran için muvazaalı olmadığı kabul edilse bile devrin İİK 44, BK 179 madde şartlarına uygun yapıldığının iddia ve ispatlanamaması ve BK 179. madde gereğince davacı 3.kişinin devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabülü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 11.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.