Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6227 E. 2011/4066 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6227
KARAR NO : 2011/4066
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Eskişehir 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/10673 sayılı takip dosyasında yapılan 14.08.2007 günlü hacze konu dorsenin kendisine ait olduğunu, tamir için borçlunun iş yerinde bulunduğunu, hacizde alacaklıya dava açması için süre verildiğini ve aynı Mahkemede 2007/663 Esas sayı ile dava açıldığını belirterek kedisine ait dorsenin yediemin olarak teslimini talep ve dava etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçluya ait iş yerinde yapıldığını, Eskişehir 1. İcra hukuk Mahkemesi’nin 2007/178 Esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen kararla haciz adresi ile içindeki eşyaların borçluya ait olduğunun belirlendiğini, üçüncü kişinin sunduğu belgelerin dava konusu mahcuzla ilgisinin bulunmadığını, istihkak iddiasının kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu dorsenin ruhsat kaydı ile taşıt kartının üçüncü kişi adına olduğu, ruhsat tarihinin 25.07.2007 haciz tarihinin ise 14.08.2007 olduğu, mahcuz üzerinde imal edenin yazısının yer aldığı, keşif ve tanık anlatımlarının davacının iddiasını doğruladığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İİK’nun 8/son maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağı içeriğinden, dava konusu dorsenin plakasının olmadığı, üzerinde ise kabartmalı olarak borçlunun adının yazdığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı alacaklı taraf, mahcuz üzerinde bulunan levha şeklindeki etiketin sonradan takıldığını iddia etmektedir.
Bu durumda Mahkemece öncelikle üçüncü kişinin sunduğu ruhsat kaydının ekleri getirtilmeli, bundan sonra alanında uzman bilirkişi yardımı ile yapılacak keşif incelemesi sırasında mahcuzun gerçek markası ile ayırt edici tüm özellikleri belirlenerek sunulan ruhsat kaydı ve ekleri kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir.
Belirtilen hususlar araştırılmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.