YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7694
KARAR NO : 2010/10974
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Sigorta şirketinin sürücünün alkolü olması nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedelini sigortalıya ödemediğini, ancak kazaya dava dışı … plakalı aracın ters yönde seyretmesinin neden olduğunu, araç bedeli olan 23.500 TL’nin sigortalıya ödenmemesi nedeniyle yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline takibin devamına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tespit tutanağında sürücü değişikliği yapılmaya çalışıldığının belirtildiğini, sürücü …’ın alkollü olarak araç kullanması nedeniyle kaza yaptığını belirterek, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; araç sürücüsü …’ın alkollü olduğu ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği, hasarın kasko sigorta poliçesi genel şartlarının A.5.5 maddesi gereğince teminat dışı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2010/7694
2010/10974
Sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen kasko sigortası genel şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Davacı vekili, müvekkiline ait kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin tazminini talep etmiş, davalı … şirketi sürücünün alkollü olması nedeniyle hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Poliçe genel şartları gereğince rizikonun teminat dışı kalması için
2010/7694
2010/10974
Sigortalıya ait araç sürücüsünün sadece alkollü olması yeterli olmayıp, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluştuğunun sigortacı tarafından kanıtlanması gerekir.
Mahkemece, kaza sırasında araç sürücüsünün … olduğu ve alkollü olduğu, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiği kabul edilmiş, davacı vekili, kaza yerinin tek yönlü yol olduğunu … plakalı aracın ters yönde seyretmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kazanın kaza tutanağında belirtildiği şekilde meydana gelmediğini savunmuştur.
Küçükçekmece 2 Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/152 Esas Sayılı dosyasında davacı … Sigorta …nin davalılar Necmi ve … aleyhine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında sürücünün alkollü olması nedeniyle üçüncü şahsa ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin dava açtığı anlaşılmıştır. Anılan dosyada Makine Mühendisi ve Adli Tıp Kurumu’ndan alınan bilirkişi raporlarında …’ın%25 oranında … plakalı araç sürücüsünün ise ters yönde manevra yapması nedeniyle diğer aracın seyir yönünü kapattığından %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği kabul edilmiş ise de, Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasında olayın oluş şekli ve kusur oranlarının farklı olduğu, karşı araç sürücüsünün de kusurlu olması halinde münhasıran alkolün etkisinden söz edilemeyeceğinden bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bir nöroloji uzmanı bilirkişi ile İTÜ, Karayolları Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek iki uzman trafik bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, araçların seyir yönleri, … plakalı aracın ters yönde seyretmesi iddiası, araçların hasarlı bölümleri, çarpışma noktası, Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası raporları da değerlendirilerek kusur oranları ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususunda ayrıntılı, gerekçeli, çelişkileri giderici, denetime müsait rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2010/7694
2010/10974
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.