YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15126
KARAR NO : 2013/13901
KARAR TARİHİ : 21.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada İzmir 4. Asliye Hukuk ve 9. Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sebepsiz iktisap nedeniyle ödünç verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) düzenlenen kambiyo senetlerinden kaynaklandığından ticari dava olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davanın genel nitelikte ödünç sözleşmesine ilişkin alacak davası olduğunu belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Somut olayda, dava davacının, alacaklısı … olan 02.11.2004 tanzim, 30.03.2005 vade tarihli 37.000.000.000 TL bedelli sened karşılığında davalıya borç para verdiği ve ödenmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 661. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bir bonoda yazılı alacak, temel ilişkiye dayanılmak suretiyle talep edilebilir. O ilişkiden doğan bir alacağın bulunduğu ve alacak miktarını kanıtlama yükümlülüğü de davacı tarafa aittir. Hukuk Genel Kurulunun 4.4.2007 gün ve 2007/13-153 E.,2007/183 sayılı kararında da benimsendiği gibi “Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğindedir.” Buna göre zamanaşımına uğramış bir bono, kambiyo senedi vasfını yitireceğinden, eldeki uyuşmazlığın da kambiyo senedinden kaynaklandığı kabul edilemeyecektir. Bu durumda tarafların tacir olmamasına ve davanın da mutlak ticari nitelikte bulunmamasına göre uyuşmazlığın, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.