Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2009/8381 E. 2010/6601 K. 12.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8381
KARAR NO : 2010/6601
KARAR TARİHİ : 12.11.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı …, … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 111 ada 5 ve 6 parsel sayılı 2.132,60 m2 ve 1.300,52 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik ve vasıf haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan, davacı … ve … ve …’nin mera ve yol iddiasıyla Sulh Ceza Mahkemesi kararları ile İdari Men kararına dayanarak davalı …, …’i hasım göstererek tespit öncesi açtığı El Atmanın Önlenmesi ve Kal davası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına dayanarak, taşınmazların öncesinde özel harman yeri olarak kullanıldığını, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 111 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların köy harman yeri olarak orta malı vasfıyla sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm davalı …, … tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere ve Kurşunlu Sulh Ceza Mahkemesinin 22.5.2001 gün 2000/38-2001/34 E.K. sayılı ilamına konu yerin davaya konu 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaz olduğunun ve taşınmazın genel harman yeri olduğunun belirlenmiş olmasına göre mahkemece 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne ve 111 ada 5 parsel sayılı taşınmazın harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahusbu ile geriye kalan 77,05 TL harcın hükmü temyiz eden davalılardan alınmasına,
2-Davalı tarafın dava konusu 111 ada 6 parsel sayılı taşınmaza ilişkin oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kurşunlu Sulh Ceza Mahkemesinin 22.5.2001 gün 2000/38-2001/34 E.K. sayılı ilamının davaya konu 111 ada 6 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı taşınmaz üzerinde davalı tarafın zilyetlikle kazanımı sağlamaya ulaşan zilyetliğinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde davalı tarafça ev inşa edildiği, dava ve temyize konu 111 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Ancak, kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde bir kimse aynı çalışma alanı içinde belgesiz zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Nevarki, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için aynı çalışma alanı içerisinde zilyet davalılar ile miras bırakanları ve diğer mirasçılar adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda ki payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıdaki hususlar göz önünde bulundurulmaksızın ve deliller yanlış değerlendirilerek böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de; Kal davasının Kadastro Mahkemesinde görülebilecek davalardan olmadığı göz ardı edilerek dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların Kal’ine karar verilmesi dahi isabetsiz olduğundan, davalılar …’in yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 111 ada 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün BOZULMASINA, 12.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.