YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8560
KARAR NO : 2013/14075
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Antalya 13.İcra Müdürlüğünün 2010/15534 sayılı takip dosyasından borçlu adresinde yapılan 26.06.2010 tarihli hacizde 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu belirterek, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3.kişi vekili, mülkiyet karinesinin 3.kişi lehine olduğunu, hacizli malların bedeli ödenerek dava dışı şahıslarndan satın alındığını haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ödeme emrinin haciz adresi dışında bir başka adreste tebliğ edildiği, dava konusu haczin 3.kişi tarafından kiralanan adreste yapıldığı,borçlunun haciz adreside faaliyette bulunduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığı gibi hacizli malların borçluya ait olduğu da ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu 26.06.2010 tarihli haciz, borçlu şirketin borç kaynağı bonada yer alan şirket kaşesinde yazılı olan adreste yapılmıştır.Ticaret Sicil kaydındaki bilgilere göre borçlu haciz adresinden borcun doğumundan sonra 22.01.2009 tarihinde nakil kararı almıştır.Ancak aynı adrese bir başka takip dosyasından borçlu adına çıkarılan ödeme emri 15.04.2010 tarihinde tebliğ alınmıştır.Davalı 3.kişi şirket ise, borcun doğumundan sonra haciz adresinde 13.04.2010 tarihinde borçlu şirketin muhasebecesi ve eşi tarafından kurulmuştur.Belediye ye ait bu işyeri ,3.kişi tarafından kurulduktan 6 ay sonra 08.10.2010 tarihinde kiralanmıştır.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde,borcun doğumundan sonra borçlu adresinde henüz kiralanmadan ,,borçlunun muhasebecesi ve eşi tarafından bir şirket kurulması ve şirketin kuruluşundan sonra da borçlu şirkete çıkarılan tebligatların aynı adresten alınması ,şirket kurulmadan 6 ay sonra işyerinin kiralanması , alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlemlerden olduğu,bu durumun alacaklının haklarını etkilemeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.