YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9023
KARAR NO : 2010/2173
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
Davacı … & … AG ile davalılar …, …, …, … ve … aralarındaki dava hakkında Eyüp 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.12.2006 gün ve 2004/402 – 2006/334 sayılı hüküm dairenin 13.04.2009 gün ve 2009/1793-2313 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, borçlu davalı …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla İstanbul Eyüp Kemerburgaz köyü 185 parsel nolu taşınmazını 30.9.1998 tarihinde davalı …’e, 22.4.1999 tarihinde davalı …’e, … de 1.8.2002 tarihinde 1/2’şer hisse oranında davalılar … ile …’a sattığını, davalıların kardeş olduğunu belirterek satış işleminin muvazaalı olması nedeniyle Borçlar Kanunun 18.maddesi gereğince hükümsüzlüğüne, tapu kaydının düzeltilerek borçlu … adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde tasarrufun İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptaline haciz ve satış istemi yetkisi tanınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 01.06.2004 tarihli ara kararıyla Borçlar Kanunun 18.maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davası ile İİK 277.maddesine dayalı tasarrufun iptali davalarının yargılama usulü birbirinden farklı olduğundan ve birlikte görülemeyeceğinden Borçlar Kanunu 18.maddeye göre açılan tapu iptali ve tescil davasının tefrikine ve yeni esasa kaydına, tasarrufun iptaline ilişkin davanın bu esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, tefrik edilen dosya üzerinden de Borçlar Kanunu 18.maddeye göre açılan dava, ta-
şınmazın aynı ile ilgili olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
Eyüp Asliye Hukuk Mahkemesi iddia, savunma, toplanan delillere göre, taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında fahiş fark olduğu ve davalılar arasında yakın akrabalık bulunduğu gerekçesiyle davanın İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince kabulüne, …, …, … mevkii, 185 parsel sayılı taşınmazla ilgili davalı borçlu tarafından yapılan satış işleminin iptaline, davacıya icra ve satış yetkisi verilmesine, diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dairenin 13.04.2009 gün ve 2009/1793-2313 sayılı ilamı ile mahkemece tarafları ve konusu aynı olan ve aralarında bağlantı olduğu anlaşılan Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin derdest 2003/651 Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesi ve birleştirilecek 2003/651 Esas sayılı dosyada HUMK’nun 76.maddesi gereğince hukuki niteleme yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinin isabetli görülmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Her ne kadar davalılar vekillerinin temyizi nedeniyle dairece yukarda açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiş ise de mahkemece usul hükümlerine aykırı biçimde dava dilekçesindeki ileri sürülüş değerlendirilmeden oluşturulan tefrik ve yetkisizlik kararlarının kesinleşmiş bulunmasına ve usulüne uygun birleştirme talebi olmamasına göre, davacı vekili ile davalılardan …, …, … ve … vekillerinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile davanın esasının incelenmesine geçildi.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taşınmazın düşük bedellerle yakın akrabalar arasında kısa sürelerle el değiştirmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre hükmü temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile dairemizin hükmün bozulmasına dair kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddine Dairenin 13.04.2009 tarih 2009/1793 Esas- 2313 Karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılarak yerel mahkemenin 07.12.2006 gün ve 2004/402 – 2006/334 sayılı hükmünün açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aynı Yasanın 442. maddesi uyarınca 172,00 TL para cezasının davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydettirilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 18.162,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine 11.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.