Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/11190 E. 2013/13725 K. 11.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11190
KARAR NO : 2013/13725
KARAR TARİHİ : 11.10.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların pay sahibi oldukları taşınmazın ana atık su kanalının tıkanması nedeniyle müvekkili sigorta şirketine sigortalı işyerinde hasar oluştuğunu belirterek hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece rücuen tazminat istemine yönelik talebin Borçlar Kanununda düzenlendiği, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 3.7.1944 sayılı kararında “Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmıştır. Dava kat malikleri aleyhine açılmış olup, Kat Mülkiyeti Kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine aynı yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kararlaştırılmıştır. Açıklanan nedenlerle bu davaya bakmaya Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu halde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nin 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” cümlesindeki “nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine“ ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.