Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3406 E. 2011/10936 K. 22.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3406
KARAR NO : 2011/10936
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar … ve … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.11.2011 Salı günü davacı … vekili Av. … geldi. Davalı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldi. Diğer davalı tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’nın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait 1036 ada 6 ve 44 parsel sayılı taşınmazları davalı …’e sattığını, onun da 44 nolu parseli davalı …’a satıp tekrar geri aldığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece tasarrufun mal kaçırma amacı ile yapılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İptal davasından maksat İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarruflarının iptaline hükmettirmektir. Bu davanın önkoşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda dava ve tasarrufa konu edilen 1036 ada 6 nolu parselin ½ payı üzerindeki ipotek ve haciz şerhleri ile birlikte yine dava konusu 1036 ada 44 sayılı parselin 65/220 payı üzerindeki haciz şerhi ile birlikte borçlu davalı … ve dava dışı …’nın payıda dahil olarak davalı … tarafından satın alınmıştır. 44 nolu parsel davalı … tarafından satın alındıktan sonra 13.07.2007 tarihinde davalı …’a satılmış ancak 28.11.2007 tarihinde tekrar davalı … tarafından satın alınmıştır. Davacı alacaklı davalı … hakkında Şişli 2. icra müdürlüğünün 2008/4285 sayılı dosyası ile 12.05.2006 tanzim tarihli bonoya dayanarak icra takibi başlatmıştır. Davalı … cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazları 24.01.2006 tarihli noterden düzenlenmiş gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca satın aldığını, borçlu davalıya bir miktar para verdiğini ayrıca bir kısım borçlarını ödediğini, taşınmaz üzerindeki ipotek borcunun ödendiğini, kendisinin iyi niyetli olduğunu, davacının ise gerçekte bir alacağı bulunmadığını savunmuştur. Dosya içeriğinden dava dışı … ile borçlu davalı … ve davalı … arasında dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak …. noterliğinde 24.01.2006 tarih ve 2188 sayılı Gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, 01.02.2006 tarihinde 500.000 USD tutarında borç paranın taşınmazlar üzerindeki ipotek ve hacizlerin kaldırılması için davalı … tarafından … ve davalı …’ya verildiğine ilişkin sözleşme imzalandığı, taşınmazlar üzerindeki bir kısım hacizlerin kaldırıldığına ilişkin ilgili icra müdürlüklerinden haciz fek yazıları ve bankadan ipotek fek yazılarının alındığı, davalı … tarafından noterden çekilen 26.06.2007 tarihli ihtarname ile 24.01.2006 tarihli sözleşmenin … ve …’nın edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle feshedildiği, daha sonra taraflar arasında 27.09.2007 tarihinde sulh ve ibra sözleşmesi yapıldığı, 06.05.2008 tarihli anahtar teslimi ve ibra sözleşmesi uyarınca da taşınmazların davalı …’e teslim edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek ve hacizler göz önüne alındığında ivazlar arasında fahiş bir fark bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece İİK.nun 280. maddesi uygulaması açısından taşınmazlar üzerindeki hacizlerin ve ipoteklerin kim tarafından kaldırıldığı, buna ilişkin ödemelerin kim tarafından yapıldığının, davalının cevap dilekçesine ekli icra müdürlüğü haciz fek yazıları, banka tarafından verilen ipotek fek yazısı, ödeme makbuzları ve banka dekontlarının ilgili merciler nezdinde araştırılması, 24.01.2006 tarihli noterden düzenlenmiş gayrımenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin alacaklı davacının alacağının dayanağı olan bononun tanzim tarihinden önce olduğunun da göz önüne alınarak davalı …’in ve diğer davalı …’ın kötü niyetli olduğu ve borçlunun alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadıklarının tartışılması, ayrıca alacaklı davacının alacağının gerçek olmadığına ilişkin davalı savunması üzerinde durulması, tarafların tüm delillerinin toplanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 22.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.