Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/11414 E. 2011/3998 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11414
KARAR NO : 2011/3998
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Osmaneli İcra Müdürlüğünün 2010/33 talimat sayılı takip dosyasında haczedilen… plakalı araçların müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile tüzel kişiliklerinin farklı bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, Davacı 3.kişi … ile borçlu … İktisadi İşletmesi’nin Ziraat Odası Tüzel Kişiliği altında bulunan aynı tüzel kişilik olduğunu, … İktisadi İşletmesinin, … bünyesinde oda meclisinin 22.3.2007 tarihli kararı ile sermayesinin tamamı ziraat odası tarafından karşılanarak kurulduğunu, adreslerinin aynı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … ile … İktisadi İşletmesinin iki farklı tüzel kişilik olmadığı, iktisadi işletmenin, oda meclis kararı ile ziraat odası bünyesinde kurulmuş olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, takip borçulusu … İktisadi İşletmesinin … bünyesinde, oda meclisi kararı ile sermayesinin tamamı …’nca karşılanarak kurulmuş olmasına göre davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyizine gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkin olup istihkak davaları İİK.nun 97/11 ve HUMK.nun 512.maddeleri uyarınca genel hükümlere göre görülür ve nisbi harç ve vekalet ücretine tabidir. Hal böyle olunca takip konusu toplam alacak miktarı ile haczedilen malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden nisbi harç ve vekalet ücreti hesaplanması gerekir. Mahkemece bu yön gözönünde bulundurulmadan daha az olan mahcuzların toplam değeri (43,000 TL) üzerinden nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4.bendindeki “maktu 330,00 TL” ibaresinin hükmünden çıkarılarak yerine “nisbi 4.930,00 TL.” ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.