Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6954 E. 2011/4501 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6954
KARAR NO : 2011/4501
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 1 ve 115 ada 2 parsel sayılı 1179.73 ve 422.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 111 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ise aynı nedenle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 111 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı … adına, 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde sarı renk ile gösterilen bölümün davacı Hazine adına, geriye kalan bölümünün ise davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazinenin 111 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu parselle ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Çekişmeli 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
a- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazinenin 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişi tarafından düzenlenen raporda sarı renkle gösterilen bölüm dışında kalan ve davalı … adına tescile karar verilen bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
b- Davalı …’nun 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın sarı renk ile gösterilen bölümüne yönelik temyizine gelince; Mahkemece, davacı Hazinenin dayanağı 1.7.1940 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın davacı Hazine adına tescil kararı verilen ve fen bilirkişi raporunda sarı renk ile gösterilen bölümünü kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacı Hazinenin dayanağı tapu kaydının sınırları itibariyle köy içinde bulunan bir çok taşınmaza uyabilecek nitelikte olduğu hususu gözetilmeksizin, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tapu kaydının taşınmaza aidiyeti hususunda bilgilerinin olmadığına ilişkin beyanda bulunmuş olmalarına rağmen tapu kaydının çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümüne ait olduğu sonucunu doğuran bulgular açıklanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hal böyle olunca sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen kişiler arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacı Hazinenin dayanağı 1.7.1940 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydı okunup, hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar haritasında işaret ettirilmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen taşınmazların tespit tarihi itibari ile niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesinde davacı Hazinenin dayanağı 1.7.1940 tarih 6 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan Şubat 1314 tarih 106 sıra numaralı tapu kaydının malikleri olan “Tercenyan, Kirkor ve Kabrile” isimli şahısların tasarrufunda bulunup bulunmadığı ile kaçak ve yitik ve kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığı sorulmalı, davacı Hazine dayanağı tapu kaydının sınırları itibariyle her yere uyabilecek nitelikte olduğu hususu üzerinde durulmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının bilirkişi ve tanıkların ittifakla gösterdiği sınırları ve tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilmek suretiyle eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.