YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6189
KARAR NO : 2010/2715
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, … 6.İcra Müdürlüğünün 2005/3294 talimat sayılı takip dosyasında 16.10.2007 tarihinde, haczedilen malların borçluya ait olduğunu ileri sürerek 3.kişinin mahcuzlar üzerindeki istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, haciz yapılan işyerinin ve mahcuzların müvekkiline ait olup ispat yükünün davacı alacaklıda olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
Davalı borçlu, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haczin davalı 3.kişinin işyerinde yapılması borçlunun bu işyerinde işçi olarak çalışması, mahcuzların borçluya ait olduğunun davacı alacaklı tarafından kanıtlanamamış olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK.nun 99. Maddesine dayalı olarak açtığı, 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınır mallar borçluya ödeme emri tebliğ edilen “… Cad. No:148 …” adresinde 26.9.2005 tarihinde haczedilmiş, haciz sırasında hazır bulunan ve işyerinin dava dışı …’ya ait olduğunu, borçlunun 1.9.2005 tarihinde işten ayrıldığını beyan eden …’e yediemin sıfatıyla teslim edilmiştir. Aynı adrese 22.11.2005 ve 19.1.2006 tarihlerinde gidildiğinde, haciz
mahallinde hazır bulunan borçlunun borcunu ödeyeceğini beyan etmesi üzerine herhangi bir muhafaza işlemi yapılmamıştır. 12.9.2006 tarihinde ise haciz adresinin boş olması nedeniyle, borçlunun tespit edilen yeni adresine (… Cad No:13 …/…) gidilmiş, borçlu borcunu ödeyeceğini belirttiği için yine muhafaza işlemi yapılmamıştır. 16.10.2007 tarihinde bu adrese yeniden gidildiğinde, borçlu tarafından, işçi olduğu belirtilerek davalı 3.kişi … lehine istihkak iddiasında bulunmuştur. Görüldüğü gibi dava konusu taşınır mallar 16.10.2007 tarihinde borçlunun huzurunda hazcedilmiştir. İİK.nun 97/a maddesi uyarınca mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davalı 3.kişi tarafından bu karine aksinin kesin ve güçlü delillerle isbatı gerekir. Oysa 26.9.2005 tarihli haciz işlemi borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapıldığı gibi bu mahcuzların dava dışı …’ya ait olduğu belirtilmiş, daha sonraki hacizlerde borçlu haciz mahallinde hazır bulunmuş, dava konusu son hacizde ise mahcuzların davalı 3.kişi …’a ait olduğu ileri sürülmüştür. Davalı 3.kişi tarafından sunulan faturalar da 26.9.2005 tarihli haciz işleminden sonrasına ait olup, istenilen kişi adına düzenlenmesi herzaman mümkün olan belgelendendir. Sözü edilen malların ayırt edici özelliği de yazılı değildir. Öte yandan davalı 3.kişi dayanağı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tahakkuk fişi, SSK sigortalı hizmet listesindeki adresi haciz olmayıp “Emek Mah. … Cad. No;15 …”adresine ilişkindir. Keza davalı tanığının beyanları da inandırıcı bulunmamıştır.
İcra Memurunun İİK.nun 96. ve 97.maddeleri uyarınca işlem yapması yerine davacı alacaklıya dava açma külfetini yüklemesi isbat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Davalı 3.kişi, borçlu lehine olan mülkiyet karinesinin aksini ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.