YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13479
KARAR NO : 2013/14609
KARAR TARİHİ : 30.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı … plakalı aracın, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu … plakalı aracın 24.07.2006 tarihinde çarpması nedeniyle hasarlandığını, müvekkili şirketin aracın hasar bedeli olarak 47.426,00 TL ödediğini, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, bu kusur oranının daha fazla olabileceğini, davalının trafik sigortacısının poliçe limiti 5.750 TL’yi müvekkiline ödediğini ileri sürerek şimdilik belirlenecek kusur durumuna göre 29.820,00 TL tazminatın 20.11.2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracının gaz telinin kopması nedeniyle otobanda emniyet şeridinde durmakta iken kaza olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün kazada % 75 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.810,00 TL maddi tazminatın 20/11/2006 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin malik ve sürücüsü olduğu … plakalı aracın gaz telinin kopması nedeniyle benzinsiz kalıp otoban üzerinde emniyet şeridinde durmakta iken, … istek yönetimindeki … plakalı aracın arkadan gelerek müvekkiline çarpıp, üç şeritli yolun tam orta şeridinde durduğunu ve daha sonra davacı tarafından kasko sigortalı … idaresindeki … plakalı aracın … plakalı araca çarparak hasarlandığını, motoruna benzin gelmeyen müvekkiline ait aracın durdurulduktan sonra geri geri gitmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu savunmuştur.
Kaza Tespit tutanağında, davalı …’ın kullandığı … plakalı aracın otobanda geri manevra yaptığı sırada arkasından gelen …’in kullandığı … plakalı aracın davalı aracına çarparak birinci şeritte durduğu, arkadan gelen kasko sigortalı araç sürücüsünün kullandığı aracın ise aniden birinci şeritte önünde duran …’e ait araca çarptığı belirtelerek, Arslan’ın doğrultu değiştirme manevralarını ihlal etme asli kusurunun (kusur dağılımı 6 olarak işaretlenerek), sürücü Adıgüzel’in kavşaklarda gereksiz olarak duraklama kusurunun bulunduğu, kasko sigortalı araç sürücüsü Şükrü’nün kusuru bulunmadığı belirtilmiş, tutanaktaki krokide 1. çarpma noktası … ve … plakalı araçların çarpışma noktası) olarak 1. şerit gösterilmiş, davalı aracının kazadan sonraki yeri emniyet şeridi olarak işaretlenmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 27.09.2011 tarihli raporda, davalı sürücünün aracının emniyet şeridinde durdurmuş olduğunun davacı tarafından sunulan kazadan sonra çekilmiş fotoğraflardan da anlaşıldığını, bu durumda emniyet şeridinde durmakta iken kazaya karışan davalının kusuru bulunmadığını, davalı aracına çarparak otoyol üzerinde duran …’in % 75, seyir sırasında gerekli önlemleri almayarak dikkat ve özen göstermeyen kaskolu araç sürücüsü Şükrü’nün % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyelerinin 03.01.2013 tarihli raporunda, davalı aracının gaz telininin kopuk olduğunu belirtmiş ise de, çarpma sonucu gaz telinin kopmuş olabileceği, aracın kazadan önce hareket kabiliyetinin olmadığı yönünde kesin bulgu olmadığı, ATK raporunda dosyadaki fotoğraflardan davalı aracının emniyet şeridinde durduğu belirtilse de, kaza tespit tutanağındaki krokide 1. çarpışma noktasının 1. şeridin orta noktası gösterildiği, davalı aracının bu çarpma ile emniyet şeridine savrulduğunun anlaşıldığı, davalının geri manevra yaptığı ve emniyet şeridini kullanmadığından %75 oranında, dava dışı …’in aşırı hızla seyrederken önündeki trafiğe dikkat etmemesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, kasko sigortalı araç sürücüsü …’nün ise kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, İTÜ Makina Fakültesi öğretim üyelerinden alınan raporda belirtilen oluş şekli ve kusur oranlarına göre karar verilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki oluş ve kusur oranlarına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, öncelikle kaza tespit tutanağında imzası bulunan trafik polis memurlarının tanık olarak dinlenerek, davalı aracının 1. çarpışma sırasında hangi şeritte olduğunun, kaza sırasında geri manevra yapıp yapmadığının, aracın gaz telinin kopuk olduğu iddia edildiğinden kazadan sonra çalışıp çalışmadığının ve fotoğraflarda davalı aracının emniyet şeridinde bulunma nedeninin sorularak, daha sonra Karayolları Genel Müdürlüğünden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan davalı aracının 1. çarpışmada bulunduğu yer ve hareket halinde olup olmadığı hususları özellikle değerlendirilerek oluş ve kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 30.10.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.