YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6301
KARAR NO : 2010/10429
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2008/22163 esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin borçlulara ait olduğunu borçlu ile 3.kişi arasında akrabalık ilişkisi bulunup muvazaalı hareket ettiklerini ileri sürerek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili işletmenin müvekkiline ait olup mahcuzların da müvekkiline ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlular davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK.nun 99. maddesine göre 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemi ile açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Haciz, 26.10.2008 tarihinde 3.kişinin işyerinde yapılmış ise de haciz mahallinde hazır bulunan ve borçluya alacaklıdan mal getiren …, borçlunun haciz adresinde faaliyet gösterdiğini beyan etmiş olup, vergi kayıtlarından haciz mahallinde daha önceleri borçlu faaliyet gösterir iken 3.kişinin borcun doğumundan sonra faaliyete başladığı, borçlu ile 3.kişi arasında akrabalık ilişkisi olduğu dosyadaki bilgi
2010/6301
2010/10429
ve belgelerden anlaşılmaktadır. 3.kişi tarafından sunulan borcun doğumundan sonrasına ait kira sözleşmesi, yoklama fişi, gelir makbuzu gibi belgeler haciz mahallinin 3.kişiye ait olduğunu ispata yeterli olmadığı gibi 3.kişinin haciz mahallindeki işyerini hacizden sonra 25.11.2008 tarihinde borçlunun da işyerini naklettiği adrese taşıdığı borçlu ile 3.kişinin ticari faaliyet adreslerinin aynı olduğu görülmektedir. Kaldı ki, alacaklı vekili tarafından dosyaya sunulan sigortalı hizmet kaydına göre 3.kişi 2006 yılından itibaren borçlunun sigortalı işçisidir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre örtülü ve danışıklı bir işyeri devri söz konusu olup muvazaaya dayalı işyeri devri alacaklının haklarını etkilemez. Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi İİK.nun 44. maddesi koşullarına uygun işyeri devri yapılmadığından BK.nun 179.maddesi gereğince devir alan 3.kişi, devreden borçlunun borçlarından da sorumlu olduğu düşünülmelidir. Bu durumda davacı alacaklının davasının kabulü gerekirken aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.