Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3825 E. 2011/10864 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3825
KARAR NO : 2011/10864
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, ıslâh ile arttırılmış 3.400.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı Mepfre Genel Sigorta A.Ş. vekili, gerçek zarar ve kusur durumuna göre, poliçe limiti ile sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre davanın kabulü ile 3.400.00 TL’nın, davalılar … ve …’den kaza tarihinden itibaren, davalı … yönünden ise 1.000.00 TL’nın dava tarihinden, 2.400.00 TL’nın ıslâh tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.’nun 98., 99. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun, bilgi ve belgeleriyle birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda, davalı … şirketinin ekspertiz rapor tarihi itibariyle hasar miktarını öğrendiği ve bu tarih itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü ile faizden sorumlu tutulması gerekirken, dava ve ıslâh tarihlerinin esas alınması doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 370/2. maddesi (eski 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi) uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2- Öte yandan, mahkemece, asıl alacak yönünden talep kabul edilmiş, işlemiş faiz miktarı müddeabihe dahil edilmediğinden, faiz başlangıç tarihi yönünden talepten farklı karar verilmesinin kısmen kabul olarak değerlendirilemeyeceği gözetilip, davanın kabulü yerine kısmen kabul kısmen kararı verilerek, davacı aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK.’nun 370/2. maddesi (eski 1086 sayılı HUMK.’nun 438/7. maddesi) uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “kısmen kabul ve kısmen reddine” tümcesi ile “dava tarihi olan 12.10.2009″, “ıslâh tarihi olan 24.08.2010 tarihinden” tümceleri hükümden çıkartılmasına, yerine “kabulüne“ ve “17.09.2009 tarihinden” tümcelerinin yazılmasına, ayrıca, hüküm fıkrasının 5. bendindeki “Davalı … Genel Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 500.00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Genel Sigorta A.Ş.’ne verilmesine,” tümcesi ile hüküm fıkrasının 7. bendindeki “kabul ve ret oranına göre 480.00 TL’nın” tümcesinin ve “bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına” tümcesinin hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.