YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3969
KARAR NO : 2010/6996
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :Gaziantep Asliye 4. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ile davalı sürücü ve işleten vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği çocuklarına çarparak ölümüne neden olduğunu, bu suretle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek, toplam 60.000,00 TL manevi tazminat ile 9.000,00 TL tedavi gideri ve ıslahla birlikte toplam 21.648,36 TL destek tazminatının temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini, davalı sigortanın maddi tazminatın 28.135,86 TL kısmından sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, maddi tazminattan ve limite göre sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili,ceza davasının sonuçlanması gerektiğini, kusurun belirlenemediğini ve malikin olayla ilgisinin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, davanın kısmen kabulüne, toplam 16.000,00 TL manevi tazminat ile 6.487,48 TL tedavi gideri ve toplam 21.648,36 TL destek tazminatının yasal faiziyle davalılardan tahsiline, davalı sigortanın maddi tazminattan 28.135,84 TL’den sorumlu tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı sürücü ve işleten vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm ve davacılar vekilinin diğer yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat dosya kapsamına göre azdır. Zira, Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, hakimin özel durumları göz önüne alarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı, adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, davacıların 5 yaşındaki çocukları ezilerek ölmüştür. Davalı sürücü kırmızı ışıkta geçmiştir. Olayda ¾ oranında kusurludur. Olayın özellikleri, sorumluluğun niteliği ve olay tarihindeki paranın alım gücüne göre az olup, mahkemece tarafların ekonomik ve sosyal durumu da nazara alınarak, adalete uygun ve makul bir manevi tazminat takdir edilmek üzere, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı … maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu tutulduğuna göre vekalet ücretinden de, diğer davalılarla birlikte sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin bütün ve davacılar vekilinin diğer itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz
itirazlarının kabulüyle, hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.167,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 20.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.