Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3580 E. 2011/10899 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3580
KARAR NO : 2011/10899
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili şirkete trafik sigortalı olup davalının maliki olduğu aracın maddi hasarlı trafik kazası sonucu … plakalı ve … plakalı araçların hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkili şirket tarafından … plakalı aracın malikine 2.939 TL ve … plakalı aracın kasko şirketine 1.965 TL hasar bedeli ödendiğini, olayda sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, ayrıca kazadan hemen sonra sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini iddia ederek karşı araçlar için ödenen toplam 4.904 TL hasar bedelinin sigorta ettiren davalıdan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kaza sonrası olayın şoku ve bir anlık korku nedeniyle olay yerini terk ettiğini ancak daha sonra karakola gidip ifadesini verdiğini, alkol testinin yapıldığını, rücu şartlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.939 TL tazminatın 25.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, 1.965 TL tazminatın 28.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır. Bu tür davalarda sigortacı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 95/2. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Davacı … şirketi, davalı … Mobilya San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, kaza sırasında sigortalı aracı kullanan kişinin olay yerini terk ettiğini, ehliyet ve alkol durumunun belirsiz olduğunu ileri sürerek poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuan tazmini talebinde bulunmuştur.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçe genel şartlarının B.4. maddesinde sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebileceği haller düzenlenmiş olup, rücu hakkının doğduğunun ve maddede sayılan bu hallerin mevcut olduğunu ispat yükü sigorta şirketindedir. Davacı vekili dava dilekçesinde rücu nedeni olarak sürücünün firar ettiğini belirtmiş olup sürücünün olay yerini terk etmesi sigortacıya rücu hakkı vermez. Sigorta şirketinin somut delillerle genel şartlar B.4. maddesinde sayılan hallerin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekir. Davacı … şirketi, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca, sürücünün ehliyetsiz olduğunu veya alkollü bulunduğunu somut delillerle kanıtlaması gerekir. (HGK.nun 10.12.1997 gün 1997/11-772-1043, HGK.nun 16.12.1998 gün, 1998/11-872-905, HGK.nun 22.12.2010 gün 2010/17-655, 688 sayılı kararları)
O halde, mahkemece davacı davasını somut delillerle kanıtlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 21/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.