YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3721
KARAR NO : 2011/10913
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … (… oğlu) tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … oğlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’in üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı … oğlu …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … oğlu … vekili ve … oğlu … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu ile davalı şirket ortakları arasında İİK 278/1. maddesinde belirtilen derecede yakın akrabalık ilişkisi bulunduğu, bu bakımdan borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, … (… oğlu) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mislini aşan fark bulunmadıkça bedel farkından dolayı iptalin mümkün olmamasına bu bakımdan taşınmazın bilirkişi marifetiyle belirlenen değeri ile taşınmazın satış bedeli dikkate alındığında İİK 278/III-2. maddesi gereğince bedel farkı oluşmamış ise de, davalı 3. kişi … oğlu …’in borçlu … oğlu …’in eşinin yeğeni olmasına, İİK’nın 278/III-1 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, buna ilaveten davalı …’in, halasının eşi olan borçlu …’in alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/II) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … oğlu …’ın sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK’un 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
3-Ayrıca tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir.
Ne var ki (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … oğlu …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki “iptaline” ibaresinden sonra gelmek üzere” davacıya İİK’nın 283/I fıkrası gereğince Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğünün 2004/5932 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına” ibaresinin yazılmasına ve hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “5.400,00” rakamının çıkarılarak yerine “8.551.41” rakamının yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … (… oğlu)’a geri verilmesine 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.