YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1514
KARAR NO : 2011/1308
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Adana 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5663 Esas sayılı dosyasında trafik kaydına 09.09.2009‘da haciz konulan … plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 04.06.2009’da satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının yakalama ile hacizden haberdar olduğunu, bu tarihin re’sen araştırılması gerektiğini, dava konusu aracın kredi borcunun kat edilmesinden sonra satıldığını, öte yandan ödemenin ne şekilde yapıldığının kanıtlanamadığını, bu durumun alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik hareket edildiğini gösterdiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu olmamaları gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu) yetkilisi, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın haciz tarihinden önce noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı, mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği” gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile masraf ve vekalet ücreti yönünden de davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda, dava konusu araç 25.07.2009’da Kadir Bada isimli dava ve takip dışı şahsın zilyetliğinde yakalanmıştır. Üçüncü kişi davayı icra dosyası içinde istihkak iddiasında bulunmadan, bu tarihten yaklaşık 2,5 ay kadar sonra, 10.1.2009’da açmıştır. Bu durumda öncelikle, davanın süresinde olup olmadığının, bu bağlamda Kadir Bada’nin borçlu ve üçüncü kişi şirketlerle bağının araştırılması gerekir.
Davanın süresinde olduğu belirleniyorsa, işin esasına girilerek borçlu ve üçüncü kişi şirketlerin ilk kuruluşundan itibaren tüm ticaret sicil kayıtlarının getirtilmeli, mahcuzun borçlu şirketin mal varlığı içinde tek araç olup olmadığı belirlenmeli, satış bedelinin düşük olması ve aynı iş kolunda faaliyet göstermeleri de dikkate alınarak toplanan tüm delillere göre muvazaanın bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidr. Ayrıca usul hükümlerine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de haksız çıkan tarafa yükletilmesi gerekeceği gözönüne alınmalıdır.
Mahkemece tüm bu hususlar gözetilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli değildir.
S0NUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmun BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar vedildi.