YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5484
KARAR NO : 2011/4908
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TENKİS
Taraflar arasında görülmekte olan tenkis davası sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Davacılar, 01.07.2007 tarihinde vefat eden murisleri … ‘in nizalı menkul ve gayrimenkulleri 3. şahıslardan, davalılar için satın aldığını, bu tasarrufların tenkis edilmesi gerektiğini belirterek dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda tenkis davasının, Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/628 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf yargılama sırasında, terditli açtıkları davayı tenkis davası olarak hasretmiş; mahkemece, davanın Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/628 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 11. maddeleri uyarınca tenkis davaları açısından yetki, kamu düzenine ilişkin olup, murisin son ikametgahı mahkemesi kesin yetkili mahkemedir. Bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Murisin son ikametgahının Kartal İlçesi yargı çevresi içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, derdest tenkis davası açısından 1086 sayılı H.U.M.K’nun 11 ve 27. maddeleri uyarınca dava dilekçesinin yetki yönünden reddine; aynı yasanın 193/2. maddesi uyarınca, dosyanın, hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde (01/10/2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesi gereğince iki hafta içinde) talep edilmesi halinde yetkili ve görevli Kartal Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı olarak birleştirme kararı verilmesi isabetsizdir.
Kabule göre de, aralarında bağlantı bulunan davaların değişik yer mahkemelerinde açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi talebi ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (H.U.M.K. m.187/5, 45/2) Buna karşılık aralarında bağlantı bulunan iki davanın aynı mahkemede açılmış olması halinde davaların birleştirilmesi talebi davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkeme, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden iki davanın birleştirilmesine karar verebilir. (H.U.M.K. m.45/1) Somut olayda, davalar farklı yer mahkemelerinde açılmış olup, davalılar vekilinin birleştirme kararı verilmesi yönünde bir ilk itirazı bulunmadığından, mahkemece re’sen birleştirme kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.