YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12519
KARAR NO : 2013/13635
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Mahkemece davacı taraftan tasarrufa konu hangi malların satışına ilişkin tasarrufun iptalini istediğinin açıklattırılarak bu mallardan hangilerinin davalı … tarafından elden çıkarıldığının tesbiti ile elden çıkarıldığı tarihteki gerçek değerlerinin saptanması, İİK.nun 283/II maddesi uyarınca borçludan satın aldığı malı elden çıkaran davalının tazminatla sorumlu olacağının düşünülmesi, iptali istenilen tasarrufun işyerindeki menkul mallara ilişkin olduğunun göz önüne alınarak kurulacak hükmün infazda tereddüt yaratmaması gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu, infazda tereddüt yaratacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru bulunmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, 84.228.00 TL maddi tazminatın davalılardan fer’ileri ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak tasarrufun iptali davalarında isteğin bedele dönüşmesi halinde hükmedilecek bedelin borçlu davalı yönünden zaten devam eden bir icra takibinin bulunması nedeniyle sadece 3. kişiden davacının alacak tutarı ile sınırlı olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde borçlu davalıdan da tahsiline karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. satırındaki “84.228,00 TL maddi tazminatın davalılardan fer’ileri ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “dava bedele dönşmekle 84.228.00 TL tazminatın davacının takip konusu alacak asıl ve ferileri ile sınırlı olarak davalı …’dan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.