YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8469
KARAR NO : 2010/6327
KARAR TARİHİ : 02.11.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 274 ada 2 parsel sayılı 7922,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı … satın almaya dayanarak taşınmazın 14 m² yüzölçümündeki bölümünün adına tescili, davacı … bağışlamaya dayanarak taşınmazın belli bir bölümünün Köy Tüzel Kişiliği adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmış, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda mahkemece davacı … tarafından açılan davanın reddine, davacı …’nın davasının kabulü ile uzman bilirkişi…’in rapor ve krokisinde (A) harfiyle sarı renkte boyalı olarak gösterilen 14 m² yüzölçümündeki bölümün davacı … adına aynı ada son parsel numarasıyla, uzman bilirkişinin krokisinde renksiz olarak gösterdiği 7908,66 m² yüzölçümündeki bölümün davalı … ve … adına aynı ada ve parsel numarasıyla 1/2’şer pay olarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 14 m² yüzölçümündeki bölümünün 30.09.1995 tarihli gayrımenkul devir ve teslim senedi ile davacı …’ya davalı … tarafından satılarak zilyetliğinin de devredildiği, tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, diğer taraftan birleşen davada davacı … Kişiliğinin dava konusu edilen taşınmaz bölümü üzerinde ekonomik amacına uygun zilyetliği bulunmadığı gibi Köye bağış yaptığı öne sürülen …’in de taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece varılan sonuçta bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, davacı … Kişiliğinin davası reddedildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalı … yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm oluşturulmamış olması isabetsiz, davalı …’un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün sonuna “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kendisini vekille temsil ettiren davalı … yararına takdir edilen 575,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı … Kişiliğinden tahsili ile davalı …’a verilmesine” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davalı …’a iadesine, 02.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.