YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8253
KARAR NO : 2010/6605
KARAR TARİHİ : 12.11.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı açıklanmıştır. Bu sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu ve taraflarca öne sürülmese bile mahkemece kendiliğinden değerlendirileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; toplanan delillerden 429 ada 7 parsel (eski 7843 ada 11 parsel) sayılı taşınmazın, bodrumu olan üç katlı kargir ev niteliği ile tapuya kayıtlı olduğu, dava dilekçesi ve tanık anlatımlarıyla dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce meydana getirildiği, muhdesatın üzerinde bulunduğu 429 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kesinleştiği 21.01.1994 tarihi ile davanın açıldığı 10.04.2007 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesi hükmünde sözü edilen kamu düzenine ilişkin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanılgı sonuca etkili olmadığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi bakımından yanılgılı ancak sonucu bakımından doğru olan hükmün ONANMASINA, peşin ödenen harcın mahsubu ile eksik ödenen 17.05 TL harcın davacı taraftan alınmasına, 12.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.