YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/711
KARAR NO : 2010/6450
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 214 ada 69 parsel sayılı 213,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında hazine dava konusu taşınmazın bir bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı …’ın davasının kısmen kabulüne, katılan hazinenin davasının ise kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman fen bilirkişisi…ve orman bilirkişisi … tarafından düzenlenen 11.3.2009 havale tarihli rapor ve eki 1 nolu haritasında (A) harfi ile işaretli 188,14 m² yüzölçümündeki bölümün davacı …, geriye kalan (B) harfi ile işretli 25,53 m² yüzölçümündeki bölümün katılan hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu 214 ada 69 parsel sayılı taşınmazın, uzman fen bilirkişi…ve orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 11.3.2009 havale tarihli rapor ve eki 1 nolu haritasında (B) harfi ile işaretli 25,53 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde davalı …’in ekonomik amaca uygun şekilde zilyetliğinin bulunmadığı, kayalık niteliğinde olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre, bu bölümün katılan hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ….,’in yerinde görülmeyen bilirkişilerin raporunda (B) harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davalı …’in dava konusu 214 ada 69 parsel sayılı taşınmazın uzman fen bilirkişi…ve orman bilirkişi … tarafından düzenlenen 11.3.2009 havale tarihli rapor ve eki 1 nolu haritasında (A) harfi ile işaretli bölüme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı …, dava konusu taşınmazın ortak miras bırakan … tarafından babası…’a bağışlandığını, daha sonra… tarafından da kendisine bağışlandığını öne sürmüştür. Yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının dava konusu taşınmazın miras bırakan … tarafından babasına bağışlandığına ilişkin iddiası hakkında bilgi vermeden, dava konusu taşınmazın davacı ve davalının ortak miras bırakanı …’dan kaldığını, mirasçılar arasında yapılan paylaşım sonucu davacının babası…’a düştüğünü, …tarafından da davacıya bağışlandığını belirtmişlerdir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davacı … ve davalı …’in ortak miras bırakanı …’dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan, hukuksal olgular da dikkate alındığında, yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa menkul malların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların, miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tanık ve yerel bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında aynı nitelikte kadastro mahkemesinde görülmekte olan dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında, fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa, deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de göz önüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı …’in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile dava konusu taşınmazın uzman bilirkişilerin rapor ve eki 1 nolu haritasında (A) harfi ile işaretli bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 08.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.