YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4429
KARAR NO : 2010/2733
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İzmir 16.İcra Müdürlüğü’nün 2004/1273 Esas sayılı dosyasında dosyasından yazılan talimat uyarınca, Marmaris 2. İcra Müdürlüğü’nün 2004/71 Talimat sayılı dosyasında 20.02.2004 günü ihtiyaten, 22.02.2006’da fiilen haczedilen … isimli yatın davacıya ait olduğunu, sonraki sicil ülkesi kabul ediyorsa evvelki sicilden terkinin gerekli olmadığını, dava konusu yatın da İngiliz gemi sicilinde borçlu adına kayıtlı iken 19.06.2001’de takip ve dava dışı Yunan şirketine satılarak Yunan gemi siciline kaydedildiğini, önceki sicilin terkini gerekli olmadığı için İngiliz gemi sicilindeki tescilin de silinmediğini, üçüncü kişinin ikinci malikten iyi niyetli olarak 19.03.2003’de satın aldığı yatın adını Jüpiter olarak değiştirip 04.04.2003’de adına tescil ettirdiğini, takip borçlusunun İngiliz gemi sicilindeki kaydın devam etmesinden yararlanarak 03.10.2002’de alacaklı ile ipotek sözleşmesi imzaladığını, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sırasında Türk karasularında görülen yatın menkul hükmünde kabul edilerek haczedildiğini, takibin devamı kararı ile ilgili tebligatın usulsüz olduğunu belirterek istihkak iddiasının süresinde yapıldığının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, takibin devamı kararının tebliğinden itibaren 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde istihkak davasının açılmadığını,yabancı olan davacının MÖHUK 32. maddesi uyarınca yabancılık teminatını da yatırmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu vekili olarak Av….), usulüne uygun davetiye tebliğinden sonra verdiği dilekçe ile borçlu vekili olmadığını bildirerek asile tebligat yapılmasını istemiş, duruşmalara katılmamış,cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “takibin devamı kararının 13.11.2006’da üçüncü kişi şirket çalışanı … imzasına tebliğ edildiği, davanın 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığı ”gerekçesi ile davanın reddine ve davalı vekilleri yararına ayrı ayrı 225,00 TL vekalet ücretine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinin 21.11.2006 yerine gerekçeli karar başlığında 29.11.2006 olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1.Dava,üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında, İİK’nun 97/9. maddesinde öngörülen 7 günlük istihkak davası açma süresi hak düşürücü süre niteliğindedir. Kamu düzenine ilişkin bu durum, Mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, davanın yasal süresinde açılıp açılmadığını denetlemek ve takibin devamı kararı ile ilgili tebligatın Tebligat kanunu ve ilgili Tüzük hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı konusunda araştırma yapıp karar vermek görevi de istihkak davasını yürüten Mahkeme’ye aittir.
Somut olayda, 03.11.2006 günlü takibin devamı kararına ilişkin tebligat, üçüncü kişi vekiline gönderilmiş,ancak Tebligat Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca muhatabın adreste geçici olarak bulunmama nedeni belirtilmeden ve tebligatı almaya ehil ve yetkili şahıslardan olup olmadığı araştırılmadan … adına 13.11.2006’da tebliğ edilmiştir.Tebligatın aynı gün üçüncü kişi vekilinin eline geçtiği de iddia ve ispat edilememektedir.
Bu durumda yapılan tebligatın usulsüz olduğu,bu nedenle 21.11.2006’da açılan istihkak davasının süresinde olduğunun kabulü ile, öncelikle taraf teşkili sağlanıp, tarafların tüm delillerinin toplanmasından sonra işin esası hakkında bir
karar verilmesi gerekirken, süre aşımından davanın reddine yönelik yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
2.Diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı (üçüncü kişi) …. Şti. vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.