Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/8739 E. 2013/9821 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8739
KARAR NO : 2013/9821
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan …’in maliki, … Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortalısı, …’in sevk ve idaresindeki araçla davalı …’in idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 7.972,00 TL tazminatın davalı … Sigorta A.Ş açısından poliçe limiti dahilinde dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalılarının kusuru ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili kusur ve hasara itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın davalılardan … yönünden kabulü ile 7.972,00 TL’nin 7.709,00 TL’sinin 18.12.2007, 179,00 TL’sinin 27.12.2007, 84,00 TL’sinin 04.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsiline, diğer davalılar …, … ve … … Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda resmi görevlilerce düzenlenen 02.09.2007 tarihli kaza tutanağında ve bilirkişi raporunda davalılardan …’in kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamaktan ve trafik düzeniyle ilgili kural ve yasaklara uymadığından dava konusu kazada tam kusurlu olduğu, diğer davalı … …’in kusurlu olmadığı belirtilmiştir.
Dava konusu trafik kazasıyla ilgili Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/39 esas, 2008/653 karar sayılı ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda ise maddi vakıaya ilişkin olarak … … ‘in kavşaklarda geçiş önceliğine uymamaktan asli, diğer araç sürücüsü davalı …’in ise kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamaktan ve trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili diğer yasak ve kurallara uymamaktan tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Dosya arasındaki kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporu ile ceza dosyasındaki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu, ceza dosyası ile ceza davasında düzenlenen bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer delillerin irdelendiği İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları yönünden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli ceza dosyasındaki bilirkişi raporu ile dosyada belirlenen kusur konusunda ortaya çıkan çelişkiyi gideren bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.