Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2278 E. 2010/3256 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2278
KARAR NO : 2010/3256
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2002/3595 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, … icra Müdürlüğü’nün 2004/3581 Talimat sayılı dosyasında yapılan 15.03.2005 günlü haciz sırasında davalı borçlu yönetim kurulu başkanı tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesi istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, katıldığı oturumlarda işin esasına yönelik beyanda bulunmamış, vekilinin çekilmesinden sonra usulüne uygun yapılan tebligata rağmen üçüncü kişinin oturumlara katılmadığı ve cevap da vermediği görülmüştür.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “ödeme emrinin haczin yapıldığı yerde borçluya tebliğ edildiği, İİK’nun 97/a maddesi uyarınca istihkak iddia edenin davasını kanıtlaması gerektiği, benzeri mahiyetteki bir dosyada verilen istihkak iddiasının reddi kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, anılan dosyada yer alan ve haciz mahalli ile mahcuzların borçluya ait olduğu yönündeki delilerin bu dosyada da güçlü delil niteliği taşıdığı” gerekçesi ile tazminat alınması gerektiğinden 922,50 TL tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Dava konusu istihkak iddiası ile ilgili … İcra Hukuk Mahkemesi’nde üçüncü kişinin 2005/435 Esas sayı ile açtığı davanın (birleşen 2005/247 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan) yargılaması sonucunda verilen ve temyiz incelemesinden geçerek 07.11.2006’da kesinleşin red kararı, aynı istihkak iddiası ile ilgili açılan ancak tarafları farklı olan bu davada, mahcuzların borçluya ait olduğu yönünde alacaklı yararına güçlü delil niteliği taşıdığından,yukarıda açıklanan ve kararda yazılan diğer nedenlere göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. Ancak, İİK’nun 97/13. maddesi uyarınca alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddi ile birlikte teminat karşılığı takibin ertelenmesi veya satışın durdurulması kararı da verilmiş olmalıdır.
Somut olayda davanın yargılaması aşamasında bu şekilde verilmiş bir takibin durdurulması kararı bulunmamaktadır.Alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı (üçüncü kişi) … Dış Ticaret A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “…İİK’nun 97/16.md.si gereğince %15 oranında tazminat alınması gerektiğinden bu oran üzerinden 922,50 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine, “…İİK’nun 97/13. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından alacaklı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 411,61 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişiden alınmasına 8.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.