YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9358
KARAR NO : 2010/2145
KARAR TARİHİ : 11.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline trafik sigortalı, davalının maliki olduğu … plakalı aracın, … plakalı araca çarparak hasar verdiğini, hasar bedelinin anılan aracın malikine ödendiğini belirterek, sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın 4/d maddesi uyarınca, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ödenen 3.051,00 YTL tazminatın 27.06.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı gelmiş olduğu duruşmada esasa dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüyle, 3.051,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı …Ş. tarafından yapılan ödemeye ilişkin olarak ibraz edilen ödeme belgesinden sigorta ödemesinin 24.05.2007 günü yapılmış olduğu gözetilmeden talep gibi 27.06.2007 gününden itibaren faize hükmedilmesi yerine, dava tarihinden itibaren faize hükmolunması ve yine davanın kabulüne karar verildiği halde kendini vekille temsil ettiren davacı yararına AAÜT hükümlerine uygun olarak vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “tazminatın” kelimesinden sonra gelen “dava” sözcüğünün hükümden çıkarılarak, yerine “27.06.2007 “ sözcüğünün yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin sonuna “ Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT’nin 12. maddesi gereğince 366,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 24,05 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.